YAVUZ DONAT / Nice yıllara… Sağlıkla


Güle güle 2025… Hoş geldin 2026… Mutlu ve huzurlu yıllar dileğiyle.
1990‘lı yılların unutulmaz TRT programı… Rahmetli Erkan Yolaç, “Evet-Hayır” yarışmasında, yarışmacıyı Mehter Marşı ile karşılar ve İzmir Marşı ile uğurlardı.
2025’i… Tatlı ve acı anılarıyla… Uğurladık.
2026‘yı… Umutlarla karşılıyoruz.
Terörsüz Türkiye projesinin başarıyla sonuçlandığı… Ekonomik sorunların aşıldığı, dar ve sabit gelirli milyonların yaşam düzeyinin arttığı bir yıl olsun.
***
Büyük başarı
Asrın depreminin yaralarının sarıldığı bir yıl oldu… 450 bin konut hak sahiplerine dağıtıldı.
Acaba… Dünyanın hangi ülkesi, bu kadar kısa bir zamanda, bunca konutu yapabilirdi?
Gurur duyalım… Emeği geçenleri kutlayalım.
***
Erken seçim… Geçiniz
Aylarca konuşulan konu… Sanal gündem… Erken seçim… Aylarca dillerde sakız oldu.
Oysa… Halkta karşılığı yoktu.
2026’ya girdik… Yine konuşulacak… Her gün… Her hafta… Yıl boyunca.
Yine sanal gündem… Yine halkta karşılığı olmayacak.
Milletin derdi seçim değil… Geçim… Ekonomi… Milli gelirden fert başına düşen payın yükselmesi.
***
Meclis… Bildiğiniz gibi
Olay henüz çok yeni… 2025’in son ayında yaşandı… Gazeteler yazdı… Televizyonlarda yayınlandı.
“Meclis’te küfürleşme… Meclis’te yumruk.” Türk siyaseti… Maalesef… Bu çirkinliği aşamadı.
1920‘ler Türkiye‘si… Nüfusun yüzde 84‘ü kırsalda… Okuma-yazma oranı düşük.
Milletvekilleri… Çiftçi… Öğretmen… Din adamı… Doktor… Serbest meslek mensubu… Eski subay.
Ve… Gazi Meclis‘te… 1920’lerin Meclis‘inde… Küfür yok… Hakaret yok… Yumruk yok.
Bugüne gelince…
Kadın milletvekili sayısı 118… Yetmez ama buna da şükür… Hayli fazla.
Çoğunluk… Üniversite mezunu.
Ama… Hakaret… Küfür… Kavga… Yumruklaşma… Yükselen değer.
Olmuyor… Siyaset, kendi ayağına kurşun sıkıyor… Siyaset, Meclis, güven ve saygınlık kaybediyor.
***
Rahmetle
Kartalkaya… Otelde yangın… 78 insanımızın acısı hâlâ yüreğimizde.
Ferdi Tayfur‘dan Edip Akbayram‘a… Filiz Akın‘dan Volkan Konak‘a… Muazzez Abacı‘ya kadar… Gönüllerde taht kurmuş pek çok sanatçımızı bir başka âleme uğurladık.
Milletvekili Sırrı Süreyya Önder… Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek… Manisa’ya nazar değdi, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay… Türkiye onları çok sevmişti.
Mekânları cennet olsun.
***
Önce ekmekler bozuldu
Futbol dünyasındaki rezilliklere ne demeli?
Yasadışı bahis… Şike… Karapara aklama…
Bir değil, on değil… Yüzlerce isim.
İçlerinde futbolcu da var, hakem de, kulüp yöneticisi de.
“Önce ekmekler bozuldu…”
Sonra… Bozulmadık ne kaldı?
***
Değer miydi?
Şöhret… Neon ışıkları… Para… Taşıyamayanın sırtında ağır bir yük.
Şarkıcı… Televizyon spikeri… İş insanı… TV yöneticisi… Manken… Kimi cezaevinde… Kiminin yurtdışı yasağı var… Kimi her hafta emniyete imza veriyor.
Nedenini biliyorsunuz… Uyuşturucu.
Kimi almış… Kimi satmış… Kimi kullanmış… Kimi aracılık etmiş.
İtibarları… Yerlerde sürünüyor.
***
Acı ama gerçek
Belediyeler… Rüşvet ve yolsuzluk operasyonları…
Tutuklananlar… 2025’te gündemin değişmeyen konusu.
Yargı kararı olmadan kimse suçlanamaz.
Ama… Fakat… Lakin…
Kamuoyu gözünde, “belediyeciliğin karne notu pek parlak değil.”
Çürük elmalar var… Az veya çok… Bu bir gerçek.
Ve bu gerçek, yerel yönetimler kurumunun saygınlığına gölge düşürüyor.
Köksal Toptan… Yılların siyasetçisi… Bakanlık yaptı… Meclis Başkanlığı yaptı.
Ve… Kamu Etik Kurulu Başkanlığı yaptı.
Kamu Etik Kurulu Başkanı iken… “Kamuoyu belediyelere nasıl bakıyor?” diye merak etti… Araştırdı.
Araştırma… Kitap hâline getirilmeli… Herkes okumalı.
Türkiye’nin her yerinde… Geniş bir kitleye soruldu:
– Belediyeye hiç rüşvet verdin mi?
– Hayır.
– Rüşvet vereni gördün mü?
– Hayır.
Ve… Can alıcı soru:
– Peki… Belediyelere güveniyor musun?
“Evet” diyenlerin oranı… Yüzde 6.
100 kişiden 94‘ünün cevabı… Sözleşmiş gibi… “Güvenmiyorum.”
Köksal Toptan… Allah sağlık versin, hayatta.
Kamu Etik Kurulu’nun anketi/kamuoyu yoklaması… Devletin arşivlerinde.
***
‘Sembolik başkan’ ne demişti?
Âdettendir… 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı‘nda… Makamlara çocuklar oturur.
Vali koltuğuna… Belediye başkanı koltuğuna.
Daha yukarıdaki makam sahiplerinin koltuklarına.
Yakın tarihten… Yaşanmış bir olay… Cemil Çiçek, TBMM Başkanı.
23 Nisan… Öğrenci bir kızımız başkanlık makamında.
Sembolik başkan.
Makam odası kalabalık… Gazeteciler… Kameralar.
Sembolik başkan… Yüce Meclis’e seslendi:
“Sayın milletvekilleri… Meclis kürsüsünde yaptığınız konuşmaları evinizde annenizin, kız kardeşinizin, kızınızın dinlediğinin farkında mısınız?”
Sonra… TBMM Başkanı Cemil Çiçek, basın mensuplarına döndü:
“Benim söylediklerimi boş verin… Yayımlamasanız da olur… Ama bu güzel yavrumuzun… Meclis’in bugünkü sembolik başkanının sözlerine televizyon ekranlarında, gazetelerinizin birinci sayfalarında yer verin.”
Aradan yıllar geçti.
O güzel kızımızın uyarısı da… Cemil Çiçek’in gazetecilere söyledikleri de… Hâlâ güncel.
Dileğimiz… Beklentimiz…. 2026‘da… Atatürk‘ün modern Türkiye‘sine… Büyüyen ve yükselen Türkiye’nin Meclis’ine… Yakışan görüntü ve üslup.
***
Kutlu olsun
Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık… Yaşlı ve yorgun 2025’i, rahmetli Erkan Yolaç gibi, İzmir Marşı’yla uğurladık.
Bugün… Mehter Marşı’yla… Hoş geldin 2026.
Acısız, sancısız, bereketli bir yıl olsun.


