YAZARLAR

TİMUR SIRT / Yapay zeka sessizce direksiyona geçti

Dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES 2026, bu yıl bir kez daha geleceğin teknolojisini bugünden gösterdi. Yapay zeka (AI), mobilite, sağlık teknolojileri ve ev yaşamını dönüştüren ürünler, binlerce katılımcı ve binlerce yenilikçi çözüme ev sahipliği yapıyor

ABD‘nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en büyük teknoloji fuarlarından CES 2026, yapay zekanın teknoloji dünyasındaki konumunun köklü biçimde değiştiğini ortaya koydu. Önceki yıllarda çoğunlukla yeni özellikler, akıllı fonksiyonlar ya da dikkat çekici demolarla sahneye çıkan yapay zeka, bu yıl itibarıyla ürünlerin ve servislerin temel yapı taşı haline geldi. CES 2026, yapay zekanın bir pazarlama söylemi olmaktan çıkarak altyapı seviyesine indiği bir dönüm noktası olarak öne çıktı.
Geçmiş CES fuarlarında yapay zeka daha çok görüntü tanıma, sesli komutlar ve basit otomasyon çözümleriyle kullanıcı karşısına çıkıyordu. 2026’da ise bu yaklaşım yerini çevreyi algılayan, bağlamı anlayan ve kendi başına karar alabilen sistemlere bıraktı. Otomotivden sağlığa, ev elektroniğinden robotik sistemlere kadar pek çok alanda yapay zeka artık yalnızca veriyi yorumlamıyor; ne yapılması gerektiğine dair karar süreçlerini de yönetiyor. Bu dönüşüm, özellikle araç içi sistemlerde ve sağlık teknolojilerinde daha belirgin hale geliyor.

SADECE BULUT SENARYOSU BİTTİ
CES 2026’nın bir diğer dikkat çekici farkı, yapay zekanın bulut merkezli yapıdan uzaklaşarak uçta çalışan modellere yönelmesi oldu. Önceki yıllarda yüksek işlem gücü gerektiren yapay zeka uygulamaları büyük ölçüde bulut altyapılarına dayanırken, bu yıl tanıtılan ürünlerde cihazların kendi içinde çalışan AI sistemleri öne çıktı. Bu yaklaşım, daha düşük gecikme süresi, daha az enerji tüketimi ve daha yüksek veri güvenliği gibi avantajlar sunuyor. Akıllı saatler, giyilebilir teknolojiler, otomotiv sensörleri ve ev içi cihazlar artık sürekli internet bağlantısına ihtiyaç duymadan karar verebiliyor.

Son iki yılda gündemin merkezinde yer alan üretken yapay zeka ise CES 2026’da yeni bir aşamaya taşındı. Metin, görüntü veya içerik üreten sistemler yerini görev alan, süreç yöneten ve farklı sistemlerle koordinasyon kurabilen yapay zeka ajanlarına bıraktı. Ev içi asistanlardan araç içi yazılımlara kadar birçok platformda yapay zekâ artık pasif bir araç değil, aktif bir dijital aktör olarak konumlanıyor. Kullanıcı adına aksiyon alan, süreçleri optimize eden ve farklı teknolojiler arasında köprü kuran bu sistemler, yapay zekânın rolünün kökten değiştiğini gösteriyor.

TASARIMLARDA SINIRLAR DEĞİŞİYOR
CES 2026’da dikkat çeken bir diğer önemli gelişme ise donanım ve yazılım arasındaki sınırların giderek belirsizleşmesi oldu. Yapay zeka, yalnızca yazılım katmanında çalışan bir çözüm olmaktan çıkıp işlemci mimarilerinin, sensörlerin ve ekran teknolojilerinin doğrudan parçası haline geldi. Bu durum, “AI destekli ürün” kavramının yerini “AI için tasarlanmış ürünler” anlayışına bıraktığını ortaya koyuyor. Performans artışları artık teorik vaatler değil, doğrudan kullanıcı deneyimine yansıyan somut kazanımlar olarak sunuluyor.
Belki de CES 2026’nın en çarpıcı yönü, yapay zekanın görünmez hale gelmesi oldu. Önceki yıllarda özellikle vurgulanan, sahnede anlatılan ve kullanıcıya gösterilen AI özellikleri, bu yıl arka planda çalışan, fark edilmeden deneyimi iyileştiren sistemlere dönüştü. Yapay zeka artık dikkat çekmek için değil, kusursuz bir akış sağlamak için var. Bu da teknolojinin olgunluk aşamasına ulaştığını gösteren en net işaretlerden biri olarak değerlendiriliyor.
CES 2026, bu yönüyle yalnızca yeni ürünlerin tanıtıldığı bir teknoloji fuarı değil; yapay zekânın deneysel dönemini geride bırakarak günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteren bir geçiş süreci olarak kayda geçti. Fuarda sergilenen çözümler, geleceğin artık prototiplerde değil, doğrudan yaşamın içinde şekillendiğini ortaya koydu.
CES 2026, sadece yeni ürünlerin lansmanı değil, AI’nın her sektöre nüfuz ettiği bir paradigma kaymasını temsil ediyor. AI artık sadece bir özellik değil, tüm teknoloji stratejilerinin merkezine yerleşmiş durumda. Robotlar, sağlık cihazları, araç sistemleri ve ev aletleri, bu yeni dönemde ‘bağlantılı, akıllı ve öğrenen’ deneyimler sunmak üzere tasarlanıyor. Bu fuar, 2026’ya girerken teknoloji dünyasının nereye doğru hızla ilerlediğine dair güçlü bir işaret veriyor.

FUARIN ARDINDAN

1- EVLERİMİZDE YAPAY ZEKANIN ALTIN ÇAĞI
Ekosistem en değerli kavram haline geldi. Fuarda tüm büyük üreticiler, AI’yı sadece cihazlara değil ‘ekosistem deneyimine’ dönüştürmenin yollarını gösteriyor. Sektörün öncü markalarından biri, bu yaklaşımı “Companion to AI Living” vizyonuyla tanıtarak, televizyonlardan ev aletlerine, bağlantılı sağlık teknolojisinden kişisel asistanlara kadar AI destekli bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. AI temelli kişisel içerik önerileri, canlı çeviri ve interaktif sesli komutlar artık standart hale geliyor. Bir başka marka ise CES 2026’da Qira adlı yeni AI ses asistanını tanıttı; bu dijital “süper ajan”, kullanıcı alışkanlıklarını öğrenerek kişisel akıllı deneyimi zenginleştirmeyi vaadediyor.

2- EVLERE ROBOT ELİ DEĞMEYE BAŞLADI
CES salonlarında yalnızca akıllı cihazlar değil, yaşam destekleyen robotlar da öne çıkıyor. Büyük teknoloji firmaları, AI ile donatılmış ev robotları ve bağlantılı aletler sergiliyor. Bu robotlar çamaşır katlama, ev temizliği gibi görevlerin yanı sıra kullanıcı ile daha doğal şekilde etkileşime giriyor. Gizemli AI özellikli mutfak ürünleri — örneğin konuşabilen buzdolapları — gibi yenilikler de dikkat çekiyor.

3- DONANIM TASARIMLARINI ETKİLEDİ
AI destekli performans çözümleri CES 2026’nın altyapı tarafında da hızla ilerliyor. AMD, milyonlarca AI parametresini işleyebilecek yotta-ölçekli işlem platformunu ve gelişmiş GPU yol haritasını ortaya koyarken, bu tür donanımların hem veri merkezi hem de uç (edge) cihaz performansını dramatik biçimde artıracağı belirtiliyor. Bir teknoloji şirketinin çift ekranlı dizüstü bilgisayar tasarımları yapay zeka etkisiyle yeni kullanım senaryoları yaratacağa benziyor. Alışkanlıklar yeni tasarımlarla şekilleniyor.

4- AKILLI VE OTONOM ARAÇ TEKNOLOJİLERİ
Otomotiv sektöründe AI yalnızca sürüş deneyimini değil, araç içi yaşamı da yeniden tanımlıyor. Bir teknoloji şirketi, yapay zekayı aracın kabin deneyimine entegre eden ‘Affectionate Intelligence’ yaklaşımıyla, sürücüler için daha sezgisel, kişiselleştirilmiş ve güvenli bir seyahat öngörüyor. Gelişmiş iç kabin sensörleri, göz takibi, gerçek zamanlı çeviri ve içerik öneri sistemleri gibi yenilikler sunuluyor. Bir başka teknoloji şirketi ise araç kokpitlerini daha akıllı hale getiren AI uzatma platformunu göstermek üzere CES 2026’da sahne aldı. Bu teknoloji sayesinde mevcut araç sistemlerinin, yüksek performanslı yapay zeka yetenekleriyle donatılması kolaylaşıyor ve sürücüler için çok daha sezgisel bir deneyim yaratılıyor. Ayrıca Autoliv tarafından tanıtılan katlanabilir direksiyon konsepti, otonom sürüş modunda kabin alanını maksimize etmek için dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.

5- SAĞLIK İÇİN ANLIK TAKİP VE ETKİN ÖNERİ
Health tech alanında fark yaratan ürünler, artık sadece fitness takibi yapmakla kalmıyor; daha derin biyometrik değerlendirmeler sunuyor. Örneğin Withings’in yeni Body Scan 2 akıllı ölçüm cihazı, kalp sağlığı ile birlikte sinir fonksiyonları gibi 60’a yakın biyobelirteci izleyerek kişisel sağlık önerileri sunuyor.
Ayrıca CES 2026 Innovation Awards kapsamında, görme engelliler için geliştirilmiş AI destekli navigasyon gözlüğü gibi erişilebilirlik odaklı çözümler de ödüllendirildi.

TT VENTURES, CES 2026’TE TÜRK GİRİŞİMLERİNİ DÜNYA SAHNESİNE TAŞIDI
Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden Türk Telekom’un girişim sermayesi şirketi TT Ventures, yerli teknoloji girişimlerini küresel pazarlara açmak adına stratejik bir hamle gerçekleştirdi. Türkiye’de girişim ekosistemine 10 yılı aşkın süredir yön veren TT Ventures, girişimleri, teknoloji devlerini ve yatırım fonlarını buluşturan CES organizasyonunun ‘Investor Partnership’ (Yatırımcı Ortaklığı) programına dahil oldu.
Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES, Türk girişimciler için küresel fırsatların kapısını araladı. San Francisco’daki ofisi ve uluslararası bağlantılarıyla yerli girişimleri küresel sahneye taşıma vizyonunu sürdüren TT Ventures, bu program sayesinde küresel yatırımcı bağlantılarına güç kattı. Şirket, yenilikçi girişimleri destekleyerek onların hem Türkiye’de hem de dünyada ölçeklenebilir iş modelleri geliştirmesine olanak tanıyor.

KÜRESEL YOLCULUĞA İLK ADIM OLDU
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak yatırımlarımız ve yenilikçi vizyonumuz ile Türkiye’nin dijital geleceğine yön vermeyi sürdürüyoruz. Yatırım yapma yaklaşımımızı finansal destekle sınırlamıyor, yerli girişimleri her anlamda destekleyerek ülkemizin teknoloji üretim gücünü küresel rekabette öne çıkarmayı milli ve stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu kapsamda hızlandırma programımız TT Ventures PİLOT ile girişimlere iş birliği fırsatları, mentörlük, yatırım, nakit desteği, ofis ve altyapı desteği, geniş müşteri ve global yatırımcı ağımıza erişim önemli destekler sunuyoruz. Bugüne kadar destek verdiğimiz PİLOT mezunu girişimlerin portföy değerli 600 milyon doları aştı. Tüm bunların yanı sıra yerli girişimlerimize küresel ölçekte büyüyebilecekleri fırsatlar sunuyor, onları uluslararası girişim ve yatırım ekosistemiyle buluşturan bir köprü rolü üstleniyoruz. CES (Consumer Electronics Show) Fuarı gibi dünyanın en prestijli teknoloji etkinliklerinde yer almak, girişim ekosistemimizin potansiyelini ve inovasyon yetkinliğini küresel arenaya taşıması açısından büyük önem arz ediyor. TT Ventures’ın desteklediği yerli girişimler bu yıl fuarda dünyanın ileri teknoloji şirketleri ve global yatırımcı ekosistemi ile bir araya geldi. Türk girişimlerinin küresel yatırımcılarla doğrudan temas kurmasına, yeni iş birlikleri geliştirmesine ve Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin dünya sahnesinde daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu