PINAR YILDIZ YÜKSEL / Ara tatiller kaldırılıp yaz tatili uzatılmalı

Ara tatiller, öğrencilerin öğrenme akışını bölüp, velileri ise ciddi bir bakım ve planlama sorunuyla karşı karşıya bırakyor. İlkokul çağındaki çocukların adaptasyonunu zorlaştıran bu uygulama, ailece vakit geçirme hedefini de karşılamıyor. Öğrencilerin ekran başında geçirdiği bir haftaya dönüşüyor Bu nedenle anne-babalar ara tatillerin kaldırılıp yaz tatilin erken başlamasını istiyor. Böylelikle çocuklar gerçek dinlenmeyi, aileler gerçek bir birlikteliği yazın bereketi içinde yaşayabilecek
Kasım ve nisan aylarında yapılan ara tatilleri yıllardır bu köşede eleştiriyorum. Nedenlerini detaylı bir şekilde defalarca yazdım. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında başlayan ara tatil uygulamasının amacı, öğrencilerinin bilgilerini kontrol etmesi, öğrenmelerinin derinleşmesi ve ailece daha fazla vakit geçirmeleriydi. Ancak zaman gösterdi ki, bu uygulama özellikle ilkokul öğrencilerinin okula adaptasyonunu zorlaştırdı. Tam öğrenme sürecine girdiklerinde başlayan ara tatillerle süreç kesildi ve bilgiyi pekiştirmekte zorluk yaşadılar.
Diğer tarafta çalışan anneler ve babalar, bu dönemde çocuklarına bakacak birini bulmakta zorluklar yaşadı, iş yerlerinde ara tatilde izne kim çıkacak? tartışmaları başladı. Verilen bir hafta ara, aileyle birlikte geçirilen vakit değil, ekran başında geçirilen vakte dönüştü. Her aile tatile çıkacak bütçeyi sağlayamadı. Gidenler de iç turizm yerine yurt dışını tercih etti.
ANKET YAPILDI AMA…
Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuyla ilgili daha önce resmi sitelerinde bir anket çalışması yaptı. Ara tatillerin kaldırsın mı, kalsın mı? diye öğrenci, öğretmen ve velilere sordu. Ancak bu anketten çoğu velinin haberi olmadığı için genelde öğretmen ve öğrenciler oy kullandı. Böyle bir çalışma tekrar düşünülürse duyurusunun daha iyi yapılması gerekiyor.

Ben de oyumu, kaldırılması gerektiği tarafında kullandım. Çünkü yapılacak olan tatillerin ülkemizin iç dinamiklerine uygun olarak belirlenmesi taraftarıyım. Ailece vakit geçireceksek, bu tatiller bayramlarımıza denk getirilmeli. Özel sektör olmasa da devlet kurumlarının da tatil edildiği bayram dönemlerimizde, aileler bir araya gelebilir, diledikleri gibi ziyaretlerde de bulunabilirlerdi.
ÖĞRETMENLER BANA KIZIYOR
Şimdi bu satırları okuyan birçok öğretmen ve öğrenci bana kızıyor, biliyorum. Çünkü daha önce öğretmenlerden ve öğrencilerden çok mail aldım. Beni arayanlar, gerekçelerini anlatanlar oldu. Öğretmenler, “Bizim de ailemiz var, biz de onlarla vakit geçirmek istiyoruz. Yoruluyoruz bu aralar bize iyi geliyor” dediler.

ÇOCUKLARA GÜNEŞ LAZIM
Ama velilerden gelen istekler doğrultusunda başka bir teklifimiz olacak. Sayın Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin, konuyla ilgili değerlendirme yaparken özellikle annelerden gelen isteği değerlendirirse tüm aileler çok sevinecek: Ara tatilleri kaldıralım ama yaz tatilini uzatalım. Okulların haziranın sonunda kapanması, yazın en güzel ayını çocukların kaçırmasına sebep oluyor. Bol güneş almak, koşup oynamak, denizin keyfini çıkarmak için çok az zamanları kalıyor. Memlekete gidip büyüklerinin elini öpecek, dede-ninelerini görecek aileler bunu ertelemek durumunda kalıyor. Turizm açısından da böyle, tatil planları sadece 5 hafta içine sıkıştırılmaya çalışılıyor ve yazlık bölgeler kaostan nasibini alıyor.
Üstelik okullarda haziranın ilk haftasından sonra ders yapılmaz. Çocukların aklı hep dışarda olur. Ders sınavları da bitmiş olur. Okula gidip gelmek zulme dönüşür. Hatta çoğu öğrenci devamsızlık hakkının tamamını haziran ayında kullanıp ailesiyle tatile gider.
Gelin, ara tatilleri kaldıralım ama yaz tatilini uzatalım. Çocuklarımız güneşin, suyun, memleketin tadını çıkarsın. Büyüsünler, boy atsınlar… Dede topraklarında vakit geçirsinler, başka ülkeler görüp vizyonlarını genişletsinler… Aile olmanın tadını yazın tüm bereketinin içinde görsünler…

AİLECE MUTLULUK
Yeni yıl coşkusu başladı. Pek çok yer ışıl ışıl süslendi. Ailelerin hafta sonu birlikte vakit geçirebilecekleri yeni yıl pazarları da bu yıl çok renkli. Zorlu PSM’de yeni yıl, 10 gün boyunca sanat, müzik ve deneyimlerle dolu bir kutlamaya dönüşüyor. ‘Dear New Year’ yılbaşı festivalinde; sahnelerden atölyelere, sürpriz performanslardan ilham verici etkinliklere kadar uzanan renkli program, 21-30 Aralık tarihlerinde ziyaretçilerini bekliyor.
Festival, ailece gidebileceğiniz konserler, her yaşa uygun atölyeler, yılın ruhunu yansıtan marka etkinlikleri ve birbirinden özgün hediye alternatifleriyle dolu…

NE HİSSEDİYORUM ATÖLYESİ
Yarın Kalyon Kültür, Taş Konak’ta harika bir etkinlik var: Ne hissediyorum atölyesi… Atölyede çocuklar; mutluluk, üzüntü, öfke ve korku gibi temel duyguları tanıma fırsatı bulur. Yüz ifadeleriyle duygular arasında bağlantılar kurar, kendi duygularını hem sözel hem de görsel yollarla ifade ederler.
Bu süreçte empati becerilerini geliştirir, başkalarının duygularını tanımayı ve anlamayı deneyimlerler. Aynı zamanda kesme, yapıştırma, boyama gibi etkinliklerle ince motor becerilerini de desteklerler. Merve Büşra Başali’nin düzenleyeceği, psikolojik temeli güçlü, sanatla bütünleşen bu özel atölye, güvenli, eğlenceli ve dönüştürücü bir alan sunar.


