MURAT ÖZBOSTAN / Süleyman Seba yaşasaydı ne olurdu?

Beşiktaş’ın ‘vefasız kulüp’ olup olmadığı, yıllardır taraftarlar arasında tartışılan duygusal bir konu! Özellikle son dönemde Necip Uysal ve Mert Günok’un kadro dışı bırakılması, bu tartışmayı yeniden alevlendirdi. Beşiktaş yönetimi, teknik heyetin (Sergen Yalçın önderliğinde) raporuyla Necip Uysal ve Mert Günok‘a “Kendinize kulüp bulun” diyerek kadro dışı bıraktı. Alınan bu karar, özellikle Necip için büyük tepki çekti… Çünkü Necip, altyapıdan yetişip 2009-10’dan beri Beşiktaş forması giyiyor. 466 resmi maçta oynamış, kaptanlık yapmış, kulüple özdeşleşmiş bir isim.. Karar resmi siteden soğuk bir açıklamayla duyuruldu. Necip daha sonra kendi açıklamasında “Kimseyle görüşemedim, sezon sonunda bu formayla bırakmak istiyordum ama anlayış gösterilmedi” diyerek vefasızlık siteminde bulundu.

Hatta hocasını arayıp konuşmak istese de bunu bile başaramıyor. Sergen Yalçın, “Sen kimsin?” diyor telefonda. Güler misin ağlar mısın? Eski kaptan Oğuzhan Özyakup ne kadar güzel demiş: “Tarih bunu unutmaz, Necip kulübün vicdanıydı”. Yönetime tepki yağdı. Mesele Necip ismi değil, mesele performans değil.. Bunun altını çizelim. Ama bu her kulüpte olan sportif kararlarla duygusal aidiyet çatışmasından kaynaklanıyor. Beşiktaş ‘halka mal olmuş, vefakâr kulüp’ imajıyla bilinmiyor mu? O yüzden Necip gibi sembol isimlere yapılan muamele daha çok yaralıyor. Güncel olayda üslup ve iletişim eksikliği (görüşme yapmadan resmi açıklama) vefasızlığı daha da büyüttü. Sonuçta subjektif: Kimine göre ‘sportif zorunluluk, vefa değil iş’, kimine göre ise “Beşiktaş ruhuna ihanet”. Ama şu an camiada ağırlıklı görüş: Özellikle Necip’e yapılan vefasızlık. Ben Başkan Serdal Adalı’dan daha kıymetli, daha değerli bir açıklama beklerdim. Yönetim de sınıfta kalmıştır. Beşiktaş bu değildir! Süleyman Seba‘nın herhalde kemikleri sızlıyordur mezarında!
BAHİS VE ŞİKE OPERASYONU 2026’YA DAMGA VURACAK
Türk sporu için 2025 yılı genel olarak oldukça başarılı ve gurur verici geçti. Özellikle bireysel branşlarda ve milli takımlarda tarihi zaferler, rekorlar ve madalyalar alındı. Futbol tarafında ise Galatasaray’ın dominasyonu öne çıktı, basketbolda ise Fenerbahçe Beko’nun EuroLeague zaferi ve A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın EuroBasket gümüşü yılı taçlandırdı.

Yılın son günlerine futboldaki bahis soruşturması gibi skandallar da damga vurdu. Genel beklenti: Soruşturma teknik direktörlere sıçrarsa ‘tsunami etkisi’ yaratacak, çünkü TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu daha önce, “Sıra teknik direktör, antrenör, menajer ve kulüp başkanlarında” demişti. Bu konu uzunca bir süre daha tartışılacak ve yeni operasyonlarla devam edecek. Ben bunu Türk sporu için çok önemli bir adım olarak görüyorum. Temizlik yapılacaksa sonuna kadar yapılmalıdır.
KULÜPTE GÜVEN EROZYONU YARATTI
Fenerbahçe’de durum kritik ve hızlı gelişiyor. Kafalar karışık! Sadettin Saran, Eylül 2025’te yapılan olağanüstü seçimli kongrede Ali Koç’u 12.068’e karşı 12.325 oyla geçerek başkan seçilmişti.. Ancak Saran hakkında uyuşturucu madde kullanımı iddiasıyla soruşturma başladı: Adli Tıp testi pozitif çıktı, evinde arama yapıldı, gözaltına alındı, ifade verdi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Saran suçlamaları reddediyor.

Organik sakinleştiricilerden bahsediyor ve bağımsız laboratuvar sonuçlarının temiz çıktığını savunuyor (ama savcılık resmi bilirkişi raporu olmadığını açıkladı). Şimdi seçim kararı alındı.. Çünkü bu olay kulüpte güven erozyonu yarattı. Başkanın kişisel soruşturması camiayı etkiliyor, rakip tezahüratlara malzeme oluyor, iç huzursuzluk artıyor. Seçime gidilmesi en sağlıklısı. Seçim kararı alınmasaydı baskı artar, belki daha kötü olurdu.. Yeniden adaylığıyla ilgili bir açıklama yapmadı. Peki aday olursa Sadettin Saran tekrar başkan olarak seçilir mi? İşte burası belli olmaz!
MUTLU SENELER
Çok zor bir yılı geride bıraktık. Hem dünya gündemi hem de spor gündemi nefes nefese geçti..

Allah herkese sağlıklı ve bereketli bir yıl nasip etsin. İnşallah 2026, ülkemiz adına çok güzel geçer.



