GÜNDEMMANŞETLER

MHP Genel Başkanı Bahçeli’den Maduro tepkisi: ABD’nin yaptığı haydutluktur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları…

Her zaman olduğu gibi; gözü ve kulağı bizde olan, dualarında bizleri daima hatırlayan, üç hilali yüreğinin gönderinde sallayan; televizyon ekranları, sosyal medya platformları ve radyo kanalları vasıtasıyla yurt içinden ve yurt dışından bizleri takip eden aziz vatandaşlarımıza; aynı tarih kulvarında, ortak hatıralarımızın, inanç ve kültür bağlarımızın derinlere nüfuz eden miras ve emanetini taşıyan, daha mühimi kardeşliğin meşalesiyle aydınlanan gönül ve kültür coğrafyalarımızın vefakâr ve fedakâr insanlarına şükranlarımı sunuyorum.

SÜPER GÜÇ TÜRKİYE’Yİ İNŞA ETMELİYİZ
Yeni yüz yıl süper güçle taçlanmış Türkiye’ye gebedir.

Terörsüz Türkiye hedefinin adım adım gerçekleşmesi ile biliniz ki yapamayacağımız başaramayacağımız bir şey yoktur. Küresel tehdide karşı asla uyumayacağız.

“MADURO’YA KARŞI YAPILAN GAYRİMEŞRU VE HUKUK DIŞI SALDIRIYI LANETLİYORUZ”
Konuşmamın başından itibaren vurguladığım 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin daha ikinci gününde, tarihte belki de hiç tesadüf edilmeyen bir haydutluk, bir korsanlık, bir insan kaldırma ve kaçırma vakası yaşanmıştır.

Beyaz perdede ya da televizyonlarda izlediğimiz Karayip Korsanları filmi, resmen ve alenen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş; film seti Venezuela’nın başkenti Karacas’ta kurulmuştur.

Öncelikle seçimle göreve gelmiş, egemen eşitliği uluslararası camiada hukuken tescillenmiş Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya karşı yapılan gayrimeşru ve hukuk dışı saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor; topyekûn lanetliyoruz.

Bu ayıp, bu ahlâkî yıkım, bu zalimlik, bu hukuk tanımazlık, bu insan hakları karşıtlığı, bu kabalık, bu skandal eylem, bu mütehakkim zorbalık; hiç kimseye hak değildir, hiçbir ülkenin de imtiyazı olamaz.

Öncelikle seçimle göreve gelmiş Maduro’ya karşı yapılan saldırı hukuk dışıdır. ABD’nin yaptığı korsanlıktır, haydutluktur.

“ZORLA LİDER TRANSFERİ YAPILMIŞTIR”

Venezuela örneği ne ilktir ne de son olacaktır. Ancak bir devlet başkanının, ülkesinin başkentinde istihbarat sızmasıyla başlayan kombine bir saldırı planlamasıyla; gece yarısı yatağından eşiyle birlikte güç kullanılarak sürüklenerek alınması, hukukun ilk kez bu denli ayaklar altına alındığı bir vakadır. Bu olacak şey değildir. Bu sineye çekilecek bir durum değildir.

Dijital çağın yeni tür meşguliyet taktiğiyle insan kaçırılmış, uluslararası literatürdeki tarifiyle zorla lider transferi yapılmıştır. Tarihte barbar kavimler Roma’yı nasıl istila etmişse, aynısı 2 Ocak’ı 3 Ocak’a bağlayan gece yarısı Karakas’ta sahnelenmiştir.

“15 TEMMUZ İHANETİYLE BENZERLİĞİ DİKKAT ÇEKİCİDİR”
Bu müfrit ve mütehakkim tablonun, ülkemizde yaşanan 15 Temmuz ihanetiyle benzerliği de dikkat çekicidir. 3 Ocak 2026 tarihinin akşam saatlerinde bir televizyon kanalına gönderdiğim mesajda vurguladığım üzere, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’da yapmış olduğu askerî müdahale ile Devlet Başkanı Maduro’yu iktidardan haksız ve hukuksuz şekilde uzaklaştırma girişimi bilinen ve tanıdık bir komplodur.

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle; bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır.

15 Temmuz’da casus ve vahşi bir örgütü maşa olarak kullanıp üzerimize salan Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’da bunun yerine doğrudan müdahale etmiştir.

TRUMP’A TEPKİ
Venezuela meselesi, dünyanın üzerine eski bir harabe gibi çökmüş; depremden sonra yıkılan çok katlı binalar misali enkaza dönmüştür. Bunun altından nasıl kalkılacağı, üçüncü dünya savaşının çatısı örülen ve tutuşturulmak istenen kıvılcımının önüne nasıl geçileceği muammaya dönüşmüştür.

Trump’ın yeni hedefleri Meksika, Kolombiya, Panama, Küba, Kanada ve Grönland’dır. Tezahür eden akıl ve izan tutulmasının tekmil hâlindeki egemenlik ve hukuk yarılmalarının dünyayı kademe kademe felakete taşıdığını fark etmemek için yalnızca üç maymunu oynamak yeterlidir. Konu ne narkoterör meselesidir ne de otoriterleşen devletler veya yöneticiler konusudur. Bunun çok daha derininde, çok daha ötesinde; hâkimiyet ve paylaşım şiddetindeki basınç yüksekliğinin muhtelif coğrafyalarda öbek öbek patlamaya geçmesidir.

Trump’ın sağduyusu, ahlaki melekeleri buharlaşmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” demesi; enerji kaynaklarına çökme mesajı niteliğinde, yenilenmiş sömürgeciliğin ve yeniden kurgulanan emperyalist yayılmacılığın dekoratif karanlık yüzünü deşifre etmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nin asıl hedefi; enerji akışının kontrolü, altın başta olmak üzere değerli maden ve mineral ticaretine hükmetmek; aşılan siyasi, askerî ve ekonomik cephelerle bir ülkenin neyi yoksa aşırmak ve el koymaktır.

“TÜM DÜNYA YAKIN TEHDİT MARKAJINDADIR”
Esasen tüm dünya yakın tehdit markajındadır. Ağır aksak işleyen, yaralı bereli olsa bile canlılık emaresi gösteren küresel blokların sertleşerek sivrilmesine rağmen diyalog ve diplomasi kanallarını açık tutmayı sağlayan, kurallara dayalı uluslararası düzen mekanizması artık tıkanmış ve ölümcül bir tırpan yemiştir.

Karayip Korsanları filmi resmen tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiştir. Tüm dünya ABD’nin dayatmalarına karşı ayağa kalkmadır. Maduro ülkesine iade edilmeli

Suriye’de üniter yapı korunmalı, Suriye’de İsrail’in planları bozulacaktır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu