YAZARLAR

MEVLÜT TEZEL / Villalı anneler grubu!

X’te ‘Antep Gündemi’ adlı hesapta, bir özel okulda velilerin ‘Villalı Anneler’ adlı bir Whatsapp grubu kurdukları iddia edildi.
Villası olmayanları bu gruba almıyorlarmış, iyi mi?
Villalı anneler bu grupta istedikleri paylaşımı yapabilirler ama ‘Biz daha zenginiz’ dercesine grup kurmalarının çocuklar üzerindeki etkisini hiç düşünmemişler!

Elbette görgüsüzlükte zirve sayılabilecek böyle bir grubu kuranlardan çocukların bundan etkileneceğini düşünmelerini beklemek hata olur.
Annelerin bu yaklaşımını gören bir çocuk sınıftaki bir arkadaşını villa meselesinden dolayı dışlamış. Bir çocuk bu durumdan dolayı ağlamış vs.
Muhtemelen annesi villa grubunda olan çocuklardan bazıları, diğerlerine “Siz eziksiniz, fakirsiniz” falan demiş olabilir.
Oysa o kolejin ücreti yüksek. Yani burslular dışında herkes yüksek ücret ödeyerek çocuğunu o okula yazdırıyor.
İşte kapitalizm böyle bir şey; zenginlerin içinde de bir üst seviye grup oluşuyor.
Daha kötüsü; bu paylaşımın altına yazılan şu yorumdu bence:

“Ağlayan çocukta sıkıntı var. Size ne isteyen istediği grubu kurar, istediğiyle arkadaşlık eder, bunu çocuğa öğretmek gerekli.”
Aklı olan bu gruplara dahil olmaz diyeceğim ama okuldaki işleyişi takip etmek için bu gruplara katılmak zorundasınız.
Öğretmenler de ödev akışı, dersle ilgili ihtiyaçlar için Whatsapp grupları kurmak zorunda kalıyorlar. Eminim birçok öğretmen bu gruplarda olduklarına pişmandır.
Elbette genelleme yapmamak lazım ama bu veli gruplarının birçoğu cadı kazanı gibi!
Özellikle ev hanımları bu gruplarda acımasızca dedikodu yapıyorlar.
Her grupta mutlaka görgüsüz, sorumsuz, bencil, kendi çocuğunu prens, prenses ya da dahi sanan bazı veliler var.
Çocukların bir gün sonra unutacakları küçük meseleler, Whatsapp gruplarına düşünce olay büyüyor!
Bazen lince varacak tartışmalar yaşanıyor, veliler kendi aralarında kutuplaşıyor ve yeni mikro gruplar kuruyorlar.
Öğretmenlere gece yarısı saçma sapan mesajlar atıyorlar vs.
Öğretmenler gün boyu bir sınıfta 30-35 çocuğu idare ettikten sonra bir de bu gruplarda velilerle uğraşıyorlar!
Biliyorum; günümüzde Whatsapp gruplarının negatif etkilerini önlemek zor.
İsteyen istediği grubu kurar ama bu cadı kazanlarının çocukları ve öğretmenleri etkilemesini önlemeye yönelik bir çalışma başlatılmalı.

***

X’E YENİ RAKİP
Twitter‘ın eski kurucu ortağı Biz Stone, Pinterest’in kurucu ortağı Evan Sharp ile Tangle adlı yeni bir uygulama kurduklarını duyurdu.
Davetle erişilebilen uygulama; kullanıcıların kişisel hedeflerini ya da “niyetlerini” arkadaşlarıyla paylaşmalarını, birbirlerinin hedeflerini desteklemelerini ve bu süreçler üzerine düşünmelerini teşvik ediyor.
Her sabah kullanıcılarına “Bugünkü amacınız nedir?” sorusuyla bildirim gönderilen Tangle’ın misyon bildirimi ise şöyle:
İnsanların hayatlarını daha amaçlı yaşamalarına yardımcı olacak araçlar geliştirmek.

Tangle, dijital varlığı daha sağlıklı ve anlamlı bir zemine taşımayı hedefliyor.
Kısacası; negatif, nefret ve şiddet odaklı paylaşımların prim yaptığı geleneksel sosyal medyanın panzehiri olacağını iddia eden bir uygulamayla karşı karşıyayız.
Bluesky da bu pozitifliği öne çıkarma amaçlıydı ama tutmadı. Yani X gibi cadı kazanı olmaya çalışanlar da tutmuyor!
Aslında internet yeniliğin, farklı alternatif işlerin tuttuğu bir mecra.
Ancak gelecek vaat eden girişimler artık anında büyükler tarafından satın alınıyorlar.
Her grup uygulamalarını birbirini destekler şekilde programlıyor. Böyle olunca da yeni uygulamalar daha doğmadan yok oluyor.
X ve Instagram öyle kemikleşti ki, insanları farklı uygulamalara çekmek çok zor!

***

BÜYÜK BİR İŞ BAŞARILDI
Farkında mısınız; Süper Kupa finalini Galatasaray ve Fenerbahçeli 60 bin taraftar tribünden birlikte izledi.
Eskiden bunu hayal etmek bile zordu!
İki ezeli rakip; 60 bin taraftarı stada taşımak, dağılmalarını sağlamak ve kazasız belasız maç izletmek büyük işti.
Tribünlerde az da olsa meşale şovu görmek de keyifliydi. Bundan sonra da kontrollü bir şekilde meşale yakılmasına izin verilmeli.
İki takım da kazanmak için sahaya çıktı.

Maç bol pozisyonlu ve gollü geçti. Hakem maçı neredeyse hatasız yönetti. Kaybeden kazananı tebrik etti.
Özetle Süper Kupa formatını eleştirenleri haksız çıkaran son yıllardaki en kaliteli, keyifli Fenerbahçe-Galatasaray maçını izledik.
Türkiye Kupası ve Süper Kupa da büyük maçların daha çok oynanmasını sağlıyor.
Ama bazı çevreler bilinçli bir şekilde bu iki organizasyonu kötülüyor.
Bazen takımlar bile bu değersizleştirme oyunlarına kanıyorlar!
Türkiye’de bir dört büyük gerçeği var!
Özellikle Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında hayat duruyor. Taraftarın en çok istediği şey; dört büyüklerin daha fazla karşı karşıya gelmesi. Bunun ekonomiye bile katkısı var.

***

KULÜPLER YAĞMURLUK DAĞITMAK ZORUNDA MI?
Süper Kupa öncesi havanın fırtınalı ve yağmurlu olacağı günler öncesinden açıklandı.
Biletler de önceden satıldığı için stat değişikliği yapılamadı.
Herkesin montu, yağmurluğu var ona göre giyinip gelmeliydi! Ne bekleniyordu dayanıklı, pahalı yağmurluk dağıtılması mı?
Şaka şaka…!

Taraftara jest yapma konusunda da kazanan Fenerbahçe yönetimi oldu.
Galatasaray taraftarına dağıtılan, poşeti andıran kalitesiz yağmurlukların fiyatının 29 TL, Fenerbahçelilere dağıtılan sağlam yağmurluklarınki ise 176 TL idi. Galatasaraylılara dağıtılan yağmurluklar o kadar kalitesizdi ki, insanların üstünde durmayıp sürekli sahaya düştüler.
Kırmızı yağmurluklar için yerde yatan Galatasaraylı diye espriler yapıldı.
Asıl fark yaratan ise Fenerbahçe tribünlerinin bloklar halinde sarı ve lacivert renkli yağmurluklar giymeleriydi, müthiş bir görüntü oluştu.

***

Altyazı
“Ölüm, kavranabilecek bir şey değildir, onu ancak kabullenirsin.” (Dark)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu