YAZARLAR

KEREM ALKİN / ‘ŞİT’ Zirvesinin ‘güçlü optik’ etkisi

Dünya nüfusunun neredeyse yarısını temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı (ŞİT), 31 Ağustos – 1 Eylül tarihleri arasında Çin‘in Tianjin kentinde şimdiye kadarki en geniş katılımlı zirvesini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. En geniş katılımlı zirvenin hiç şüphesiz ki ‘güçlü optik’ (powerful optics) etkisi öne çıkacak. “Söz konusu ifade, diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında, bir politik mesajın fiili sonuçlardan daha çok görsel ve sembolik düzeyde verilmesi anlamına gelmekte. İster G20, ister G7, isterse de BRICS+, bu tür zirvelerde ev sahibi ülke ve platformu kuran ülkelerce bilinçli olarak verilen görüntüler, önceden tasarlanmış fotoğraf kareleri, uluslararası kamuoyuna yansıyan sahneler, çoğunlukla gerçek ve somut anlaşmalardan daha önemli hale gelebiliyor. Hele ki uluslararası medyanın tüm bu malzemeyi ‘köpürtme’ becerisini de hesaba katarsak.
Çin Devlet Başkanı Şi, ŞİT Zirvesi’nin ev sahibi olarak, ‘bir taşla bir hayli kuş’ vurmaya odaklanmış durumda. Zirvenin kendisinin yanı sıra, 3 Eylül‘de 2. Dünya Savaşı anısına düzenlenecek askeri geçit töreni Çin tarafından ABD ve batılı ülkelere bir ‘gövde gösterisi’ olarak kullanılacak. Trump’ın kademe kademe arttığı baskıya bağlı olarak, Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Batı Avrupa ve Kanada‘nın da farklı arayışlar içinde olduğu bir konjonktürde, Putin de hem zirveye, hem de askeri geçit törenine katılarak, o da gövde gösterisi yapacak. Kuzey Kore lideri Jong Un’nun katılımını da unutmayalım. İkinci bir hedef ise, ‘Ejderha-Fil’ diyalogunun yeniden güçlendirilmesi. Başkan Trump’ın son dönemde, Modi yönetimine, Hindistan’a karşı hızla sertleşen tutumu, Pekin yönetimi tarafından Hindistan ilişkilerini yeniden güçlendirmek adına bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bu nokta, uluslararası medyaya yansıyan, Şi’nin Hindistan Cumhurbaşkanı Murmu’ya gönderdiği gizli mektup ta küresel ekonomi-politik çevreleri hareketlendirdi.
Çin tarafı, bilhassa Biden yönetimi döneminde, ‘Çin’i çevreleme’ operasyonunun bir parçası olarak, Hint- Pasifik açılımının öne çıkarılmasından ve Hindistan’la aralarındaki sınır anlaşmazlıklarının kışkırtılmasından rahatsızdı. Bu nedenle, söz konusu mektupta, bilhassa Biden döneminde öne çıkarılan ‘ABD‑Hindistan Ekseni’nden Çin’in zarar görmesinden duyulan kaygı iletilmiş. Mektup, Çin’in yüksek düzey bir diplomatik girişim ve akılcı bir manevrası olarak değerlendiriliyor. Çin Dışişleri Bakanı ziyareti esnasında, Başbakan Modi’ye de bilgilendirmiş. Çin açısından, hem ŞİT, hem de 3 Eylül’deki askeri geçit töreninden elde edilecek üçüncü imkan ise, ‘RusyaÇin- Hindistan Üçlüsü’nün (RIC Troika) ‘Atlantik’e karşı yeniden canlandırılması. Başkan Trump’ın ikinci başkanlık döneminde her üç ülke ve ekonomilerine yönelik sert tavrı adeta bir ‘turnusol kağıdı’ işlevi görüyor. Bu nedenle, ABD’nin ve Batı Avrupa’nın inişli-çıkışlı tutumlarına bağlı olarak üç ülke arasında işbirliği arayışları hız kazanabilir.
Hindistan açısından ise, ŞİT Zirvesi, batıyla yakınlaşma süreci sonrasında, esasen Asya’daki büyük ve güçlü ortakları ile ticari ve siyasi ilişkileri yeniden canlandırmak adına fırsat oluşturacak. Son bir nokta, Brezilya Devlet Başkanı da Silva’nın da ABD ve batıya olan sert tutumu dikkate alındığında, Çin’in ŞİT Zirvesi ve sonrasında atacağı adımlar ile, Çin- Küresel Güney Ülkeleri işbirliğini geliştirecek ve derinleştirecek olası adımları hızlandıracağı gerçeği. Nitekim, da Silva da, temmuz ayındaki BRICS+ zirvesine ev sahipliği yaparken, ‘Atlantik İttifakı’na karşı Platformun güçlendirilmesinin şart olduğu çağrısında bulunmuştu. Bu çağrıdan sonra, Trump yönetimi, aynen Hindistan gibi, Brezilya ihraç ürünlerine yüzde 50 ithalat vergisi uygulama kararı verdi. Çin’e yüzde 200 vergi tehdidi ise sürüyor. Ukrayna Savaşı bir an önce bitmez ise, Rusya’ya ağır yaptırımlar da gündemde. Bu nedenle, ŞİT Zirvesi’nin yakından takip etmekte yarar var.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu