Hep birlikte destan yazacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen İlim Yayma Ödülleri programına katıldı. Başkan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
Bazı isimler vardır ki hem tarihte iz bırakırlar hem de yaşadıkları hayatla gençliğe örnek olup istikbale yön verirler. 2007’de dualarla ebediyete uğurladığımız merhum Sabahattin Z§aim hocamız işte bu şahsiyetlerden biridir. Hocamızın yegâne emeli, “güzel insan olabilmek”, Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmış güzel insanlar yetiştirebilmektir. Dâvâsında ne denli muvaffak olduğunu bugünün Türkiye’sine baktığımızda; yetişmiş ve yetişmekte olan gençliğe baktığımızda; gümbür gümbür gelen Teknofest kuşağına baktığımızda zaten görüyoruz.

YASAKLARA KARŞI İLİM IŞIĞINI YAKTI
Merhum hocamızın kurucuları arasında yer aldığı İlim Yayma Cemiyetimiz de aynı şekilde bu hedef istikametinde çalışmalarını sürdürüyor. Cemiyetimiz önümüzdeki sene 75’inci yaşına girecek. Millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemlerindeki yasak ve baskılara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda tam üç çeyrek asır geride kaldı.
Bugün çok önemli bir tehditle karşı karşıyayız. Ecdadın canlarını feda ederek vatan eylediği, barış, huzur ve kardeşlik tohumlarıyla yeşerttiği bu topraklarda bin yıldır yan yana yaşayanların kökleriyle bağı koparılmaya çalışıldı. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla; birbirlerinden güç alarak yalnızca kader değil, keder birliği de yaparak tek vücut hâline gelen bu milleti bölmeye, parçalamaya, fertleri arasına duvarlar örmeye uğraştılar. “Osmanlı sizi sömürdü, ülkenizi işgal etti, kimliğinizi değiştirdi” diyerek oralardaki kardeşlerimizi bize karşı kışkırttılar. Senarist aynı, yapımcı aynı, yönetmen aynı… Sadece oyunun sahnelendiği mekânlar farklıydı. İsrail’in Gazze’ye saldırılarının başlamasıyla “toprak sattı, arkadan vurdu, bize ihanet etti” yalanı tekrar köpürtüldü. Bizim mazlum Filistin halkıyla dayanışmamızı engellemek için bilhassa sosyal medyada ve şovenist basın yayın organlarında büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Halkı kutuplaştıran bu nefret dalgasını körükleyen hesapların çoğunun yurt dışından yönetildiği ortaya çıktı. Sanal âlemde kendini muhalif olarak lanse edenlerin önemli bir kısmının, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ’cü hainler olduğu anlaşıldı.

AYNI OYUN YİNE OYNANIYOR
Şimdi de terörsüz Türkiye sürecinde aynı oyunun sahnelenmek istendiğini görüyoruz. Ülkemiz ve milletimizle birlikte inşallah tüm bölgenin kaderini değiştirecek, coğrafyamıza huzur, güven ve istikrar getirecek bu stratejik hamlemizin kimleri, hangi aktörleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin tabii ki farkındayız. Yarım asırlık bir tezgâhı bozma çabalarımızın, kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz. Onlara sadece şunu söylüyoruz: Bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin duasıyla inşallah bu sefer başaracağız; hep birlikte başaracağız. Ve muzaffer Türkiye ülkümüzü inşallah bu vadeden fiile çıkaracağız. 86 milyonla birlikte, kendini bu topraklara ait hisseden 10 milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız. Bu ufka doğru tahriklere kapılmadan, tuzaklara düşmeden; sabırlı, samimi, dikkatli ve özgüvenli bir şekilde ilerliyoruz.
Hedefe yaklaştıkça süreci rotasından saptırmaya dönük sabotajların, algı çalışmalarının, medya operasyonlarının, siyaset ve sosyal mühendislik faaliyetlerinin artacağını da şimdiden görebiliyoruz. Bu sefer bunların da üstesinden geliyoruz ve geleceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısı için iktidarımızın da, ittifakımızın da, devletimizin de kararlılığının tam olduğunun bilinmesini istiyorum. Türkiye bir yola girmiştir ve bu yol bizi, terörün olmadığı; her karışında kardeşliğin ve huzurun egemen olduğu bir menzile götürecektir.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AKADEMİK ÖDÜLÜ
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: 2017’de, vakfımızdan yetişmiş akademisyen mezunlarımızla bir istişare gerçekleştirdik. Türkiye’de üretilen bilimsel çalışmaların görünürlüğünü artırmak, kıymetli akademisyenlerimizi teşvik etmek ve gençlere örnek teşkil edecek bir sistem kurmak istedik. İşte bugün Türkiye’nin en saygın akademik ödülü hâline gelen, dünya ölçeğinde özgünlüğüyle dikkat çeken İlim Yayma Ödülleri böyle doğdu. 2019, 2021 ve 2023’te gerçekleştirdiğimiz ödül törenlerinde yüzlerce başvuru arasında çok değerli ilim insanlarını ödüllendirdik. Her bir başvuru, titizlikle yürütülen 8 aşamalı bilimsel değerlendirme süreçlerinden geçti. Bugün rahatlıkla ifade edebiliyoruz ki İlim Yayma Ödülleri, hem miktar hem de sistematik olarak Türkiye’nin en büyük akademik ödülüdür. Bilal Erdoğan, konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu.

NİÇİN BİZİM DE BİR NOBELİMİZ OLMASIN?
Temelleri 2017’de atılan, ilki 2019’da düzenlenen ve bu sene dördüncüsü tertiplenen Türkiye’nin akademi ödülleri 3 farklı kategoride takdim edildi. Büyük ödül sahibi hocamız 5 milyon TL ödülle mükâfatlandırıldı. Diğer hocalarımız da ikişer milyon ödülle taltif edildi. Ödüllere bu sene üç ayrı dalda, 174’ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam bin 324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödüllerinin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını büyük bir memnuniyetle öğrendik. Niçin bizim de Nobel’imiz olmasın? Hiç şüphesiz bizim de bir Nobel’imiz olması, bizim de böyle bir atılım yapmamız gerekir. Bu cesur adımdan ötürü İlim Yayma ailemizi kutluyorum.
İSRAİL’İN BAŞINDA BİR KATİL VAR
Gazze’de iki yıl boyunca işlenen cinayetleri, yapılan vahşi soykırımı medeni denilen dünya yalnızca seyretmekle yetindi. Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları, Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar. Kardeşlerim, biz hiçbir zaman susmadık. Bundan sonra da susmayacağız. Hamas’ın, İsrail’in provokasyonlarına rağmen ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde, insani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz. İsrail karşı çıkıyor. Başlarında insanlıktan nasibini almamış bir katil var. İki devletli çözüm politikamızı, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.

ÜÇ DALDA ÖDÜL VERİLDİ
AKADEMİ, bilim, sanat, iş dünyası, siyaset ve medya camiasından çok sayıda isim İlim Yayma Ödülleri gecesi için Atatürk Kültür Merkezi’nde buluştu. 2 yılda bir düzenlenen İlim Yayma Ödülleri, 2025 yılında dördüncü kez sahiplerini buldu. “Büyük Ödül”ü kazanan Prof. Dr. Özcan Erel ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. “Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü”nü Prof. Dr. Barış Bayram’a TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Sosyal Bilimler Ödülü”nü de Prof. Dr. Şener Aktürk’e Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin takdim etti.


