YAZARLAR

HAŞMET BABAOĞLU / Şaşıracak bir şey yok!

Cumartesi akşamı…
Baktım…
Ana akım haber kanallarımızda yine aynı yorumcular…
Üç yıl boyunca Özgür Özel‘den, savunma sanayimize; Ukrayna savaşından, Gazze‘ye, her konuyu aynı duygu durumu ve bakışla yorumladılar.
Fakat bu kez şaşkın ve sinirliydiler…
“Beklemiyorduk bunu, anlaşılamaz bir şey” diyorlardı; “Bu haydutluk da nereden çıktı?” havasına girmişlerdi…
Neden?

***

ABD’nin hegemonyasının özünün aslında “haydutluk” olduğunun artık saklanmayışı mı şaşırtıyor bizi?
Bu kez her fotoğraf karesinde açık açık siyonist parmağının göze çarpması mı yeni geliyor?
Bush’ların, Obama’ların, Biden’ların pek tanıdık “insan hakları ve demokrasi” söylemi kullanılsaydı mesela…
Her şey daha anlaşılır mı olacaktı?

***

Şu da önemli…
Son beş altı yılda yorumcu havasına girmiş herkes ABD’nin teknolojik, askeri ve stratejik zaafiyetinden bahsetmeyi marifet bilmişti…
O kadar uçuyorlardı ki…
ABD‘nin global çıkar hesaplarından vazgeçeceğini iddia eder noktaya kadar gelmişlerdi Aldatıldıklarını…
Bir taktik hilenin kurbanı olduklarını akıllarına bile getirmediler…
Şimdi pervasızca şöyle tvitler atıyorlar:
Putin, üç yıldır Zelenski’nin yanına yaklaşamadı ama Trump, bir saat içinde Maduro’yu yatağından aldı…”

***

Bir de muazzam bir kırgınlıkla “Rusya sattı, Çin sattı” diyenler var.
Ben de bazen onlara katılıyorum, ne yalan söyleyeyim…
Ama temel gerçek farklı…
Bir…
Çin’in küresel ekonomiye katılma şehvetini görmezden geliyoruz. Çin, kendine düşman denen dünyayı tam da bu çerçevenin içinde dize getirmeyi planlıyor ve gerisine şimdilik takılmıyor.
İki…
Rusya‘dan söz ediyoruz, Sovyetlerden değil, önce bunu bilelim…
Dostlarını satıyor mu, yoksa kendi sınırlarını korumaya çekilmek zorunda mı kalıyor; bunu iyi düşünmek gerek.

***

Sonuç?..
Bu derme çatma “bilgiçlikler” ile dünyanın düzenini ve gelecek günlerde olacakları kavrayamayız.
Yakın tarihi unutkanlığa teslim ettik; büyük hata…
Bağımsızlık mücadelesi her şeyden önce hafıza ve bilgidir.

***

NOT DEFTERİ
Değersiz zamanlarda yaşayan zavallı insanlardık belki de biz, öyle hissettim o an, bir düşüşün içinde bir yerlerde çırpınıyorduk işte. (KEREM EKSEN / Uyku Krallığı)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu