En az 3 çocuk olmazsa olmaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki Hane İslam Eserleri Sergisi’nin açılışında aralarında hattat ve müzehheplerin de yer aldığı sanatçılar ve davetlilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Erdoğan özellikle, nüfus artış hızında hala bir netice alınamadığını vurgulayıp, “Gelişmeler iyi değil, en az üç çocuk güçlü bir ailenin olmazsa olmazı, neslimiz çoğalmalı” mesajı verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
HER ESER, ÇOK TİTİZ BİR EMEĞİN GÖZ NURUNUN MEYVESİ:
Bu tarihî mekânda, Tophane-i Âmire binamızda sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu kıymetli serginin, İslâm sanatlarına, özellikle de hat ve tezhibe gönül veren tüm kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Hakikaten her biri çok titiz bir emeğin, seçkin bir üslubun ve göz nurunun meyvesi olarak bu tarihî yapıyı süslüyor. İstanbul’daki vatandaşlarımızı ve imkânı olan herkesi sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum. Çizgileriyle ruhumuzu ihya eden hattat ve sanatçılarımızla birlikte sergimizin küratörünü de canıgönülden tebrik ediyorum.

GELENEKSEL SANATLARIMIZ DİJİTAL KÜLTÜRÜN TEHDİDİ ALTINDA:
Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye gelenekli İslâm sanatları hem inancımızın hem de medeniyetimizin derinliklerini, güzelliklerini göstermesi bakımından çok çok önemlidir. İstanbul, özellikle kutlu fetihten sonra hat sanatının adeta başkenti hâline gelmiştir. 15’inci asırdan itibaren Ali bin Yahya Sûfî, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hâfız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler, gerek İstanbul’umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimarî şaheserimizi süsledi. Bu sanatların yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir.

KÜLTÜRÜMÜZ YENİ NESİLLERLE SÜREKLİLİK KAZANIR:
Şurası da unutulmamalıdır; kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültür mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Tophane-i Âmire’nin hizmete girmesi bile bizler için gerçekten çok çok önemli. Yani bu tür eserler eğer hizmete girmemiş olsaydı biz bugün burada böyle bir toplantıyı yapamayacaktık. Bu eserler asla ihmal edilmemeli. Bunun hesabını veremeyiz. Başta Sultanahmet olmak üzere Süleymaniye olmak üzere buralardaki sahiplenme hamdolsun gelecek nesillere bir mirastır. Fatih öyledir, Eyüpsultan öyledir. Yeni eser olarak bir Çamlıca böyledir.

GÜÇLÜ AİLE İLE NESLİMİZİ ÇOĞALTMAMIZ GEREKİYOR:
(Soru: Sizi eş, evlat, dede ve baba olarak da tanıyoruz. Bu kimliklerden hangisi size kendinizi en iyi hissettiriyor?) Her şeyden önce tabii dedeyim. 9 tane de elhamdülillah torunum var. İnşallah. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz, devamlı söylediğim bir söz var: ‘En az üç çocuk’ diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil; Rabbimizin emri. Sevgili Habibi’nin bizlere sürekli olarak tavsiyesi: “Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim” diyor Peygamberimiz. Öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı Aile Yılı olarak ilan ettik. Ve Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbab-ı mucibesi; özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz.

YAKINIMIZDA BİLE NÜFUS ARTIŞINA KARŞI ÇIKANLAR VAR
(Soru: Genç nüfusun tehlikeye gireceğini ne zaman ve nasıl gördünüz?) Yani bunu gördük ama hâlâ biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Ve şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. Tophane-i Âmire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur. Şu an itibariyle elhamdülillah bizim ailede şu anda gelişme iyi.

BUNDAN GÜZEL MAKAM OLUR MU?
Programda sunucunun, “Yıllar önce bir sergide size rehberlik ederken dilim sürçüp ‘hocam’ demiştim. Siz de ‘Bundan daha güzel hitap olur mu?’ demiştiniz. Bende öğretici bir etki bıraktınız…” demesi üzerine Erdoğan, “Bundan daha güzel makam olur mu?” dedi.

TORUNLARIMLA İYİ MUHABBETİM VAR
Erdoğan, “Torunlarınızla günlük yaşam, kültür ve sanat üzerine sohbet eder misiniz?” sorusu üzerine, “Şimdi bu sabah en küçüğüyle iyi bir muhabbetim oldu. En küçüğü şu anda 2 yaşında. Bununla görüşmemi yaptım ve öyle ayrıldım. O da Baykar Grubu’nun bir yavrusu. Ve hamdolsun o muhabbet bize ayrı bir dinçlik veriyor. Rabbim buradaki bütün kardeşlerime de aynı muhabbeti evlatlarından ve torunlarından almayı nasip etsin. Onlar bizi gerçekten dingin kılıyor” dedi.
HEDİYELERİ KASIMPAŞA’DA SERGİLEYECEĞİZ
Bizlere hediye edilen bütün eserleri Kasımpaşa’da, şimdi fakirin adına kurduğumuz bir müzemiz var, oraya koyacağız. Yılsonunu bulmayız inşallah. Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettilerse; ister hat olsun, ister kitaplar olsun, ister diğer türlü her türlü eser olsun… Bunların hepsini orada inşallah sergileyeceğiz.
‘HAT ESERLERİNE DÜŞKÜNÜM’
Erdoğan “Ben özellikle hat eserlerine düşkünüm. Mehmet Özçay üstadım da burada. Kendilerinden hep bir şeyi istirham ettim: Özellikle Cumhurbaşkanlığım döneminde Kur’an-ı Kerim yazılması arzum, talebim vardı. Sağ olsun bu eseri de yazdılar ve bizi mutlu ettiler” diye konuştu.
SERGİYİ GEZDİ
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda Erdoğan, yeni evlenecek çiftlere ve anne-baba adaylarına, hayatlarını Allah’ın emri ve Peygamberimizin sünneti doğrultusunda sürdürmeleri tavsiyesinde bulundu. Erdoğan, program sonunda İslam eserlerinin yer aldığı sergiyi gezdi.



