

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’yi ziyaret eden Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Hamad Al Busaidi ile Ankara’da bir araya geldi.
Bakanlar Fidan ve Busaidi, ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Fidan’ın açıklamalarından derlenenler:
“Bölgemizi ilgilendiren kritik meseleleri ele aldık. Bölgemizde çok önemli gelişmeler vuku bulmakta. Gündemimizdeki konuların başında Yemen’deki gelişmeler geliyor. Türkiye, Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanması gerektiğini yineliyoruz. Umman, Yemen’de barış ve huzurun tesisi için önemli çalışmalar yürütüyor.
“SİVİL HALKA SALDIRILAR SDG’NİN GERÇEK NİYETİYLE ENDİŞELERİ HAKLI ÇIKARDI”
Türkiye olarak temennimiz, Suriye’ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır. Öte yandan, Halep’te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar, SDG’nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır.
Gelinen noktada, SDG’nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı, Suriye’nin huzur ve istikrara kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır, Suriye’nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG’nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir.
SDG’nin teröre artık veda etmesi gerekmektedir. Bölgemizin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır.
“TÜRKİYE, BARIŞIN VE İSTİKRARIN GARANTİSİ OLMAYA DEVAM EDECEK”
Değerli arkadaşlar, bölgemizin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır ve Türkiye, bölgede barışın ve istikrarın garantisi olmaya devam edecektir.
Bu hedef doğrultusunda sorumlu, ilkeli ve yapıcı bir dış politika izlemeye devam edeceğiz. Diyalogdan, diplomasiden ve adaletten yana tutumuzu sürdüreceğiz.
Ulusal güvenliğimiz açısından Suriye’deki olayların seyri bizim için fevkalede önemlidir. Yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz.
“SDG’NİN ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASI LAZIM”
(Suriye’de) Zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG’nin üzerine düşeni yapması lazım. Onun yerine İsrail’in politikasına alet olması tesadüf değil.



