DİLEK GÜNGÖR / Ocak enflasyonu % 30’un altında gerçekleşebilir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ocak ayı enflasyonunun yüzde 20’li rakamlarda gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Yılmaz, uygulanan ekonomik programa ince ayar verilebileceği mesajını da verdi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uygulanan ekonomik programa ‘es’ vermenin söz konusu olmadığını belirterek, “Es verme diye bir şey programımızda söz konusu değil. Programda ince ayarlar her zaman yapılabilir. Bütün programlar dinamiktir, gelişen şartlara, ihtiyaçlara göre ince ayarlar her zaman yapılabilir, yönetim bunun için var ama programımızın esasında hiçbir şekilde bir es verme, duraksama söz konusu değil. Dolayısıyla programımızı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. İnce ayarlar ancak üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hale getirmek için olabilir” dedi. İstanbul‘da ekonomi basını ile bir araya gelen Yılmaz, 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılında temel makroekonomik göstergelerde öngörü ve hedeflerin önemli oranda gerçekleştiğini söyleyen Yılmaz, Türkiye‘nin milli gelirinin 2025’te 1.5 trilyon doları aşmasını beklediklerini, kişi başına düşen gelirin de 17 bin doların üstünde olduğunu belirtti.

CARİ AÇIKTA DÜŞÜŞ
Enflasyonun öngördükleri takvim çerçevesinde ilerlediğini, Haziran 2024’ten bu yana 44.6 puanlık düşüş yaşandığını, sadece tüketimle değil üretim, yatırım ve ihracatla sağlanan dengeli bir büyüme yakaladıklarını söyleyen Yılmaz, son yıllardaki en önemli gelişmelerden birisinin cari işlemler açığındaki düşüş olduğunu belirtti. Cari açık düşünce dış finansman ihtiyacının da düştüğünü kaydeden Yılmaz, şunları anlattı: “Türkiye bunu başardı. Son dönemde ciddi anlamda bir cari açık düşüşü oldu ve bu yıl yüzde 1.4 civarında cari açık bekliyoruz. Bundan sonraki yıllarda benzer seviyelerde, yüzde 1’e doğru inen bir beklentimiz var. Bu son derece önemli. Çünkü bizim kalkınma tarihimizin en önemli meselesi cari açık meselesidir. Cari açığı düşürürseniz riskleri düşürmüş oluyorsunuz. Çok daha yönetilebilir bir ortam oluşmuş oluyor. Dolayısıyla bunu başarmamız OVP açısından en önemli başarılardan biri.”

ENFLASYON BEKLENTİLERİ İYİLEŞİYOR
Bu yılı enflasyonda yüzde 30’un altında bitirmeyi hedeflediklerini ancak eylüldeki hareketlilik ile tarımda yaşanan don ve kuraklığın yanı sıra eğitim ve kira başta olmak üzere hizmet enflasyonundaki katılığın bunu engellediğini bildiren Yılmaz, “Ocak ayında beklentimiz yüzde 20’li rakamları, yüzde 30’un altını görmek şeklinde” dedi. Reel sektörün ve hane halkının enflasyon beklentisinin hâlâ yüksek olduğuna değinen Yılmaz, “Dolayısıyla önümüzdeki dönem özellikle beklentiler kanalıyla bir iyileşme sağlanması yüzde 20’nin altına inme hedefimize büyük destek olacaktır. Reel sektör piyasa katılımcılarına biraz yakınsarsa bu durum enflasyonla mücadelemize büyük güç verecektir. Önümüzdeki dönem beklentiler kanalına daha fazla yoğunlaşacağız, daha güçlü iletişimle beklentileri iyileştirme yönünde çaba sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.

FİNANSAL MALİYETLER 2026’DA AZALACAK
Uyguladıkları programın özellikle emek yoğun sektörlerde bazı sıkıntılara yol açtığını bildiklerini anlatan Yılmaz, “Toplamda bir sorunumuz yok. İhracatımız artıyor, makro düzeyde sanayimiz gelişiyor, sanayi ihracatımız artıyor ama sektörel bazda birtakım etkilenmeler söz konusu. 2026 için şunu söyleyebilirim: Bir taraftan bu enflasyondaki, faizlerdeki düşüş genel finansal maliyeti aşağıya çekecek. Diğer taraftan selektif bazda uyguladığımız programlarla da çok daha düşük oranlarda finans kullanma imkanı çeşitli kesimler için sağlanmış olacak. Bunlar arasında ihracatçılar çok önemli. Hem genel finansal durumu iyileştirecek hem de belli alanlara daha yoğun bir şekilde, selektif bir şekilde destek veren mekanizmalarımızı güçlendireceğiz” dedi. Emek yoğun sektörlerde istihdamı koruyan şirketlere destek verdiklerini de ifade eden Yılmaz, desteği 2.500 TL’den 3.500 TL’ye çıkaracaklarını belirtti.

2026 REFORM YILI OLACAK
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2026’da gıda arz güvenliği (tarımsal sulama yatırımlarının artırılması), sanayi bölgeleri- limanlar tren yolu bağlantı yatırımlarına hız verilmesi, sosyal konut projesi, yeşil dönüşüm, beşeri sermayenin güçlendirilmesi (mesleki eğitim, sağlık vb.), emek yoğun sektörler ve genç/kadınlarda istihdamın desteklenmesi, dijital dönüşüm, Kamu İhale Kanunu, KİT Yönetişim Kanunu, Mahalli İdareler Kanunu gibi alanlarda reformlar yapılacağını açıkladı.
BELEDİYELERE YATIRIM ÇAĞRISI
Türkiye’nin su fakiri ülkeler arasına girme riski olduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu: “Maalesef belediyelerin birçoğu buraya (şehir şebekelerine) yeterli yatırımı yapmamış durumda. Dolayısıyla ortalama baktığınızda yüzde 40-50 kayıp kaçak var. DSİ suyu getiriyor şehre, hane halkına ulaşmadan yüzde 50’si bir şekilde kayıp. Kullanamıyor insanlar. Parti farkı gözetmeden söylüyorum, belediyeler bu konuya yatırım yapmalı. Yatırım yapma yapma, en sonunda patlar yani, bu altyapılar patlar. Dolayısıyla trafik için de aynı şey söz konusu, içme suyu için de aynı şey söz konusu. Şunu söyledim Meclis’te de… Belediyeler, lütfen asli işlerine yoğunlaşsınlar. Asli işlerinden geriye para kalırsa da istedikleri şeyi yapsınlar, festival mi yaparlar, ne yaparlarsa. Ama öncelikle asli işlerini yapsınlar diye altını çizerek vurgulamaya çalıştım. Orada da kastettiğim özellikle içme suyu ve trafik meselesi. Belediyelerin öncelikle bu alanlara daha fazla kaynak ayırması, yatırım yapması lazım. Diğer yandan tarım tarafında ise tarla içi verimlilik önemli, orada da aynı şey geçerli.”



