GÜN ORTASIGÜNDEM

Çifte cinayetin tanığından kan donduran ifade: “Mezarda yatan gelirse bunların da annesi gelir”

MAHKEME BAŞKANI, YEDİMİNARELİ’NİN ‘GÜLCAN GİDERSE BULDUĞUM YERDE ÖLDÜRÜRÜM’ YAZILI MEKTUBUNU OKUDU

Bu savunma üzerine mahkeme başkanı, Yediminareli’ye, “Ona çok sinirlisin ama ona cezaevinden canımlı cicimli mektuplar gönderiyorsun. Kadın cinayetleriyle ilgili gazete kupürleri de göndermişsin. Fatma’ya yazdığın mektuplara Gülcan’la ilgili yazdığın şeyler de var” dedi. Yediminareli, mektup yazmadığını söyleyince mahkeme başkanı dosyadan sanığın eşine yazdığı “Bu bayram da zehir oldu Gülcan’ın sayesinde. Biz çok daha mutlu olabilirdik ancak Gülcan buna bir türlü fırsat vermedi. Gülcan olduğu sürece de biz böyle gideriz. Bizim başımıza ne geldiyse hepsi onun yüzünden geldi. Gülcan giderse ben de peşinden gider onu bulduğum yerde öldürürüm” şeklinde mektubu çıkarıp okudu.

‘GÜLCAN TEK SEVDİĞİM KADINDI’

İnkar ettiği mektup dosyada çıkınca kabul etmek zorunda kalan Behçet Yediminareli, “Fatma Yediminareli maddi açıdan beni kısıtladığı için cezaevinde çaresiz kalınca Fatma’ya, Fatma’yı seviyorum Gülcan’dan nefret ediyorum imajını vermek için o mektupları yazdım ancak Gülcan tek sevdiğim kadındı” dedi.

‘BAĞ EVİNDE GÜLCAN’IN CEKETİNİ VE TERLİĞİNİ GÖRÜP SORUNCA EŞİM ŞİDDET UYGULADI’

Sanıkların savunmasının ardından Behçet Yediminareli’nin eşi Fatma Yediminareli tanık olarak dinlendi. Eşinin, Gülcan Alıç’ın çocuklarını bir getirip kendisine teslim ettiğini, Gülcan Alıç’ın bir gün çıkıp geleceğini umut ettiğini belirten Fatma Yediminareli, şunları söyledi:

“Ben olayı televizyonlardan öğrendim. Benim okuma yazmam olmadığı için mektuplarda ne yazdığını bilmiyorum. Onları da poliste teslim ettim. Ben o mektupları Gülcan’ın kızları büyüdüklerinde annelerini bulsun diye saklamıştım. Öldürdüğünü bilmiyorum. Gülcan’ın kızlarına ben baktım. Bir gece saat 02.00’de Gülcan’ın iki çocuğunu getirdi, ‘Annesi gitti’ dedi. Daha sonra Yüksel Kaba geldi bana ‘Kocanın üstüne gitme’ dedi. Ben de ‘Neden?’ diye sorunca ‘O sabaha kadar ağladı üzerine gitme’ dedi. Ben de ‘Bir gün bunların annesi gelirse siz hesap vereceksiniz bunlara’ dedim. Öyle deyince ‘Mezarda yatan gelirse bunların annesi de gelir’ dedi. Biz Gülcan ile birbirimize gider, gelirdik. Gülcan’ın kayıp olduğu dönemde Gülcan’ın telefonundan bana mesaj gelirdi. ‘Yenge benim çocuklarıma iyi bak, ben bir gün gelip alacağım’ diye mesaj geldi. Bir gün yine mesaj geldi ardından hemen aradım ama telefon kapalı. Camdan bir baktım ki Behçet arabanın içinden bana mesaj atıyor. Kendisine ‘Sen niye bana mesaj atıyorsun. Bu Gülcan’ın numarası değil mi?’ dedim. ‘Tamam, sus ben attım’ dedi. ‘Gülcan nerede?’ diye sorduğumda ‘Sen niye ortalığı karıştırıyorsun?’ dedi bana. Gülcan kaybolduktan sonra bir defasında Yüksel, ben, Asiye, eşim ve çocuklarla bağ evine gittik. Kapının arkasında asılı Gülcan’ın ceketini gördüm. Bir de terliğini gördüm. Yüksel’e ‘Bu Gülcan’ın değil mi?’ dedim. O da ‘Yok, onun değil benim. Sen ne karıştırıyorsun?’ dedi. Anında eşim geldi ve ‘Ortalığı niye karıştırıyorsun?’ diyerek bana şiddet uyguladı.” Duruşma sonunda mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip davayı erteledi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu