
Fotoğraf-AA
Ezelden ebede biriz ve beraberiz. 27 Aralık’ta vefatının 89. sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif’in Safahat’ından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız ne diyor o büyük şair: ‘Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.’
İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz: Bir dağ ne kadar uluysa başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır.
Bölgemizi kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar, her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaklardır. Ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz.
“AŞILMAZ, SARSILMAZ BİR DUVAR OLACAĞIZ”
Merhum Akif’in ‘ittihad yaşatır, yükseltir; tefrika yakar, öldürür’ ikazını her zaman zihnimizin bir köşesinde tutacağız. Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye’nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız.
Mehmet Akif’in Kastamonu’da Nasrullah Camii’nde verdiği vaazın bir bölümünü özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Milli mücadelenin en sancılı günlerinde merhum Akif şöyle sesleniyordu: ‘Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır.’
Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne filan vilayet ne filan sancaktır. Doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir. Evet, bugün de boylarına postlarına bakmadan son derece kibirli bir eda ile Türkiye’ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır. Büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir.
Bir defa aziz milletimin şunu bilmesini isterim: Her kim ne adına olursa olsun milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse Türkiye’nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır.
TERÖR SORUNUNU KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ
“Türk ve Türkiye düşmanlarının işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız. Daha önce de çeşitli vesilelerle dile getirdim. Yılın bu ilk günlerinde bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum. On yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası Türkiye’nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır.



