

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi’nde “İlim Yayma Ödülleri” programında önemli açıklamalarda bulundu.
İlim Yayma Ödülleri Ödül Töreni’nde Sosyal Bilimler Dalında Ödül, Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şener Aktürk’ün oldu. Ödülünü Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in elinden aldı.
Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Dalında Ödül, ODTÜ’den Prof. Dr. Barış Bayram’ın oldu. Ödülü TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş verdi.
Başkan Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar…
“Bu sene dördüncüsü tertip edilen İlim Yayma Mükafatları vesilesi ile sizlerle bir aradayız. Bir ilim meclisi olarak gördüğüm bu önemli merasimde emeği geçen her kardeşime teşekkür ediyorum. Büyük Ödül sahibi hocamız aynı zamanda vakıf tarafından 5 milyon ödül ile mükafatlandırılıyor. Diğer hocalarımız da 2 milyon ödül ile mükafatlandırılıyor. Bu bizim için bir gurur vesilesi.
Neden bizim de bir Nobel’imiz olmasın? İlim Yayma Ödülleri’nin uluslararası hüviyet kazanacağını memnuniyetle öğrendim. Bu yıl 188 kurum ve 1324 başvuru ile rekor kırıldı.
Medeni dedikleri dünya Gazze’de soykırımı izlemekle yetindi. 165 okul, üniversite ve eğitim kurumu İsrail’in saldırılarında tamamen yıkıldı. 13 bin 500’ü aşkın öğrenci 800’ün üzerinde öğretmen işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci eğitim hakkında mahrum kaldı. Burada bilinçli, kasıtlı toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Gazze bugün milyonlarca ton yıkıntı ile örülü. Bunu görmezden gelmek bunu konuşmamak toplu kıyıma ortak olmaktır. Biz hiçbir zaman susmadık bundan sonra da susmayacağız. Gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Tüm bölgenin kaderini değiştirecek bu stratejik hamlemizin kimleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin farkındayız. Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabamızın kimleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz. Bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımıyla bu sefer başaracağız. Yepyeni bir destan yazacağız.
“GAZZE’YE DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK”
Gazze’deki okulların yüzde 80’i, yani 668 okul binası, İsrail bombalarının hedefi olmuştur.
165 okul, üniversite ve eğitim kurumu, bu saldırılarda tamamen yıkılmış; 392 okul da kullanılamaz hale gelmiştir.
13 bin 500’ü aşkın öğrenci, 830’un üzerinde öğretmen ve eğitim personeli, 193 bilim insanı ve akademisyen, işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci, eğitim hakkından mahrum durumda.
Bir defa bunlar, savaşın acımasız sonuçları değildir. Burada bilinçli, kasıtlı, planlı bir toplu-kıyım politikası uygulanmıştır. Bugün 365 kilometrekarelik Gazze milyonlarca ton yıkıntıyla örtülü. Sağlam kalmış, ayakta kalmış bina neredeyse yok.
Bakın, bunu görmezden gelmek, bunu konuşmamak, açık söylüyorum, toplu-kıyıma ortak olmaktır. Biz, hiçbir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız. Dünyanın dört bir yanında, nereye gidersek gidelim; gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız.
Malumunuz, bizim de devreye girmemizle bir ateşkes sağlandı. İsrail, uyduruk sebeplerle ateşkesi sürekli ihlal ediyor.
HAMAS’ın, İsrail’in provokasyonlarına rağmen ateşkesin korunmasında sabırlı bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz. Bunu da memnuniyetle karşılıyoruz.
Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde, yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimize insani yardımları ulaştırmanın gayretindeyiz.
Türkiye olarak, adil ve kalıcı barış için, hem ateşkesin muhafazası, hem de insani yardımlar noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz.
Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz. İsrail engelliyor, karşı çıkıyor. İnsanlıktan nasibini almamış başlarında bir katil var.
İki devletli çözüm politikamızı, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.
29 Kasım Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Gününde, İsrail saldırılarında şehit olan tüm kahramanlara Rabbim’den rahmet niyaz ediyor, milletim adına Filistinli kardeşlerimizi hürmetle selamlıyorum.



