AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: SDG mutabaka uymalı bir ülkede 2 ordu olmaz


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MYK sonrası önemli açıklamalarda bulunuyor.
İşte Çelik’in konuşmasından satırbaşları;
Ülkemize dönük sanal bahis bir operasyon olarak kullanılıyor. İllegal tarafı bunun mafya yapılanmalarıyla bağlantısı kara para tüm boyutlarıyla ele alınarak bunun ülkemize toplumumuza vatandaşlarımıza zararını engelleyecek şekilde eylem planını ortaya koymaya çalışacağız.
“İRAN’DA KAOS İSTEMİYORUZ”
Biz komşumuz İran’da bir kaosun çıkmasını asla arzu etmeyiz. Tabi burada İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunlar olduğunu yok saymıyoruz. Ama sorunların çözülmesi İran Cumhurbaşkanı sayın Pezeşkiyan’ın ifade ettiği gibi İran toplumunun kendi öz dinamikleriyle gerçekleşmeli. İran devletinin kendi milli iradesiyle gerçekleşmelidir. Dışarıdan yapılan müdahalelerin daha kötü sonuçlar doğuracağını özellikle de İsrail’in kışkırtmasıyla ortaya çıkacak bir takım müdahalelerin daha büyük krizlere yol açacağını görüyoruz.
“VENEZUELA HALKININ YANINDAYIZ”
Venezuela’daki müdahalenin ve Devlet Başkanı Maduro’nun şuan bulunduğu durumun yarattığı etkiler devam ediyor. Biz her zaman Venezuela halkının yanındayız. Her zaman dış müdahaleler olumsuz sonuçlar doğuruyor.
“SURİYE ORDUSU GEREKENİ YAPTI”
Suriye’de önemli gelişmeler oldu. Burada dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır. Burada SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına uyması gerektiğini ifade etmiştik. Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar. Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği en önemli temennimizdir.
Gazze’de sarı hat çekilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Gazze’ye daha çok in sanı yardım girmesi konusunda uluslararası toplumun iradesi son derece önemlidir.
‘SOYKIRIMCI SİYASET SDG CESARETLENDİRİR’
Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye’nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır. 10 aydır SDG’nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz. SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir.
‘BU ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI DEĞİL’
Burada Kandil’in doğrudan müdahalesi ile süreci çatışmaya sürükleyen, olayların daha da büyümesini sağlamaya çalışan hattı da net bir şekilde gördük. Burada herhangi bir sorun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi. Birtakım sivillerin, SDG unsurlarının kan dökülmeden çıkması için irade ortaya konuldu. Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG’nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN NE KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU BİR KERE DAHA ANLAŞILDI’
Burada önemli olan şudur. Suriye’nin bütünlüğü önemlidir. İç barışı önemlidir, Egemenliği önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Kürt kardeşlerimiz Suriye’nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır. Terör gündemden kalkacak. 10 Mart Mutabakatıyla ilgili adımlar atılacak. Tek bir Suriye olarak tek bir devlet ilkesi içinde yoluna devam edecek. Terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.
“İSRAİL İŞGALİ MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”
Sarı hat üzerinden Gazze içerisinde İsrail yeni bir sınır haline getirmeye çalışıyor. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım Gazze’nin işgalinin meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır. Bu söz konusu olamaz.
Cumhurbaşkanımızın dış politikaya ilişkin yoğun bir temas trafiği var. Suriye’de olaylar çıktıktan sonra Şara ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi.
SORU-CEVAP
SURİYE’DE ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI MI KIŞKIRTILIYOR?
Suriye’de terör örgütü sözcüleri gerek Avrupa’dan gerek Suriye’den gerek Kandil’den konuşanlar Suriye’de bir Arap-Kürt çatışması tetiklendi şeklinde sözler söylüyorlar. Bunu tetiklemeye çalışan bir odak varsa bunun SDG olduğu net bir şekilde görülüyor. Suriye içerisinde Kürt kardeşimize, Alevi, Şi kardeşimize kötü gözle bakılmasının karşısında önce biz dururuz. Suriye hükümetin mutabıkız.
Bu hassasiyetler Türkiye tarafından iletiliyor. Dolayısıyla burada herhangi bir dürzi kardeşimize, Alevi, Şii kardeşimize kötü gözle bakanın karşısında Türkiye Cumhuriyeti durur. Kendisine Dürzi’nin temsilcisiyim diyenlerin aslında Kürtle, Dürzi ile, Alevi Şii ile bir alakası yok. Onlar terör faaliyetleri yapmaya çalışıyorlar. Kendilerine müdahale edildiği zaman sanki bir mezhep grubuna müdahale edilmiş gibi bunu sunuyorlar.



