MANŞETLER

İran’da son durum ne? A Haber dünyanın gözünü çevirdiği Tahran’da

Esasında Besic milisleri bu şekilde gezer genellikle. Devrim muhafızlarının bir koludur Besic milisleri. Genellikle bu şekilde sokaklarda gezer. Ancak devrim muhafızları… Polislerin önemli kısmı, hatta polislerden de bile sivil kıyafetle gezenler oluyordu. İran neden böyle bir uygulamaya gitti ben tam olarak bilemiyorum. Belki daha rahat bir şekilde bu protestoların önünü almak için böyle bir tedbir aldılar ne aldılar…

KİMİN KİM OLDUĞUNU AYIRT ETMEK GERÇEKTEN ZOR

Ancak bu da spekülasyonlara açık bıraktı bu olayları. Şimdi mesela diyelim birisi öldüyse İran devleti ne diyor? İran mesela medyasına baktığımızda bunu; “Protestocuların arasına sızmış işte teröristler, marjinal gruplar, provokatörler falan tarafından öldürüldüğünü” belirtiyor. İşte karşı taraf da tam tersini söylüyor. Diyor; “Protestocuların arasına sızmış işte devrim muhafızı askeri olduğunu” iddia ediyor.

Kim doğru söylüyor? Bunu gerçek anlamda ayırt etmek oldukça zor. Ancak ben bizzat kendi gözümle gördüğümde, işte şöyle ki hem askerlerden sivil giyimli insan çoktu… Aslında esasında şunu da söyleyeyim; İran’da çok insan maske takıyor havanın kirli olduğundan dolayı. Artık hayatın bir parçası olmuştu. O yüzden sokaklarda kimin kim olduğunu ayırt etmek zordu.

PEHLEVİ TARAFTARLARI KADINLARI ÖN PLANA ATTI

Kadınların ön planda olması. Bu da benim dikkatimi çekti. Özellikle 8 Ocak tarihinde gece saatlerinde kadınların ön planda çıkması dikkat çekiyordu. Zaman zaman mesela bazı insanlar özgürlüğe yönelik sloganlar atsa da Pehlevi taraftarları onları yönlendirerek bir şekilde kendi yanlarına çekmeye çalışması, bu dikkatimi çekti.

Bir de dikkat çeken, Merve, başka bir konu vardı. İki taraf da, iki taraf da birbirlerine karşı ciddi anlamda şiddet uyguluyordu. Mesela İran medyasına ben baktığımda genellikle protestocuların polise yönelik, güvenlik güçlerine yönelik şiddetini yayınlıyor. Bu yönde videolar işte yayınlıyorlar. Yurt dışındaki medyaya da baktığımda bunun tam tersi var. İşte güvenlik güçlerinin protestoculara karşı şiddet uyguladığına yönelik tek yönlü yayınlar var.

PROTESTOCULAR ASKERİ ARAÇLARI ATEŞE VERDİ

Ancak ben kendi izlediğim, kendi gördüğüm kadarıyla her iki tarafın da birbirine karşı şiddet uyguladığını gördüm. Bunun için gördüklerimi de size aktarayım. Ben 8 Ocak tarihinde tam bu protestolar olduğunda, saat 8 itibariyle tam o Sadeghiye Meydanı’ndaydım. Tahran’ın ana işlek caddelerinden biri. Trafik de tamamıyla tıkanmıştı. O saatte protestocuların sayısı çoğaldı. İlk başta da saat 7 civarında protestocular toplanmaya başladığında, işte devrim muhafızları olsun, polisler olsun, gaz yaşartıcı ve diğer yöntemlerle bunları dağıtmaya çalışıyordu. Ancak gitgide sayı fazla oldu. O kadar sayı fazla oldu ki, bir ara geldiler o meydanın kontrolünü ele geçirdiler. Ve trafik de tıkandığından dolayı, askerler araçlarını orada bırakıp gitti. Bırakınca, işte protestocular oraya geldi, askeri araçları ateşe verdi. Hatta tehlikeli durum yaşandı. İşte bazı araçlardan benzin yere döküldü ve o benzin oradaki diğer sivil araçların altına gitti.

ZİNCİR MAĞAZAYA GİRİP YAĞMALADILAR

Onlar, park halindeki diğer sivil araçlar da teker teker alev yanmaya başladı. Ondan sonra yarım saat sonra tekrardan devrim muhafızları oraya takviye güçle birlikte meydana girdi. Meydana girdiğimde, bazen ben dikkat ediyordum, mesela aracının içinde oturmuş, ancak işte canı sıkılmış bir insanı mesela saldırıyorlardı. Böyle bir şiddet yönü de gördüm. Yani her iki tarafın da birbirlerine yönelik şiddeti söz konusuydu. Ciddi anlamda tahribat vardı. Evet. Şunu söyleyeyim, yani devrim muhafızlarının karargahlarına saldırı oldu, polis merkezlerine saldırılar oldu. Çok sayıda otobüs yakıldı, otobüs durakları yakıldı. Bazı mağazalara girildi. Çok ilginçtir, ben mesela bir mağazayı gördüm. İnsanlar bir zincir mağazasına burada girdi. İçeriye girdi, yağmalamadı orayı. Oradaki işte temel ihtiyaçları, özellikle pirinci alıp sokağa döktüler. Bu da benim dikkatimi çekti.

PEHLEVİ’NİN BABASI SOKAĞA ÇIKMAK İSTEYENLERE CİDDİ BASKI UYGULUYORDU

Şimdi Pehlevi’den şöyle bahsedebilirim. Esasında Pehlevi için “özgürlükçü bir insan” ifadesini kullanması, yani “genellikle İran’da bir demokrasi uygulayacak” ifadesini kullanması kullanmak yanlış olur. Bunun için de somut örnek vereceğim. Şimdi Pehlevi’nin babası İran’ı nasıl yönetiyordu, belliydi. O zamanda da insanlar sokağa çıkıyordu ve babası da İranlılara karşı ciddi anlamda işte baskı uyguluyordu. O tarihte de insanlar sokakta ölüyordu. Öldüren kurum kimdi? SAVAK.

PEHLEVİ AİLESİ OLDUKÇA TEPKİ GÖRÜYOR

SAVAK’ın bugün başındaki isim nerededir? Pehlevi’nin hemen yanı başında, sağ kolunda oturuyor. Hatta muhalifler şöyle diyor; “En azından bir görüntü de olsa, bir görsellik de bir şey de olsa, o insanı kendi yanından uzak tut, yani yanında tutma.” Ne fark eder? Yani 50 sene önce de senin baban bu adamın aracılığıyla sokaktaki insanları öldürüyordu. Pehlevi’ye yönelik böyle bir tepki var. Fakat İran’da ciddi anlamda bir siyasi bir nasıl anlatsam, kısıtlama söz konusu. İran fazla muhaliflere siyaset imkanı vermediğinden dolayı bu tip insanlar İran’da ön plana çıkabiliyor. Ve özellikle bu süreçte ön plana çıktı. Fakat özellikle etnik gruplar arasında ciddi anlamda Pehlevi ailesi tepki gören bir insan. Bu yüzden Azerbaycan bölgesinde ciddi, bu dönemindeki protestolarla Azerbaycan bölgesini kıyaslarsak, en az protestoların bu bölgede olduğunu ifade edebilirim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu