GÜNDEMMANŞETLER

CHP’nin şaibeli kurultay davası ertelendi

(Foto: ahaber.com.tr arşiv) (Foto: ahaber.com.tr arşiv)

12 SANIK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Aralarında CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat‘ın da bulunduğu 12 sanık yeniden hakim karşısına çıktı.

(Foto: ahaber.com.tr arşiv) (Foto: ahaber.com.tr arşiv)

Davanın mağduru olarak dosyada yer alan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk duruşmaya katılmamıştı. Eksiklerin tamamlanması için 4 Kasım’da ertelenen duruşma, 13 Ocak 2026 tarihinde yeniden görüldü.

İMAMOĞLU SEGBİS İLE BAĞLANDI
Tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden SEGBİS üzerinden duruşmaya katıldı.

CHP’NİN KURULTAY DAVASINDA İMAMOĞLU SAVUNMA YAPTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023’te yapılan CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açıldı. İddianamede, İmamoğlu’nun divan başkanı olduğu CHP 38’inci Olağan Kurultayı’nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel’in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların ‘Seçim kanununa muhalefet’ suçundan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen 12 sanığın yargılandığı davanın 2’nci duruşmasına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ile CHP Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik salonda hazır bulundu. Diğer sanıklar katılmadı.

İmamoğlu savunmasında, “Sözde tanık olarak sunulan, ancak gerçekte tanıklık vasfı bulunmayan ayrı birkaç ismin her seferinde yeniden sahneye çıkarıldığını görüyoruz. Ya şahsıma ya da mensubu olduğum partiye yönelik yeni bir iftira kurgulamakla görevlendirilmekte, aynı senaryo, aynı ezber, farklı dosya numaralarıyla dolaşıma sokulmaktadır. Bu akıl dışı beyanları kimlerin ezberlettiği, hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır. Gerçekten bu, günü geldiğinde sorgulanacaktır. Bağımsız olması beklenen yüce Türk yargısının bu kişileri hiçbir maddi delille desteklenmeyen anlatılarına rağmen tanık ilan etmesi hangi hukuk anlayışıyla bağdaştırılabilir. Bakınız sayın hakim, hukuk bir ülkenin onurudur. Adaletin terazisine iftirayı, dedikoduyu ve siyasi siparişleri koymak yalnızca değerlere değil, doğrudan milletin iradesine ve demokrasimize yönelmiş çok ciddi bir saldırıdır. İddia makamının bu tür kişi ve kişilerin ifadelerini kaideye alması utanç vericidir. Yargının akıl ve izan dışı bu senaryoların figüranı haline getirilmeye çalışılması sadece bir hukuki çürüme değil, aynı zamanda toplumun adalet duygusuna karşı açıkça ciddi bir ihanettir. Milletimize ağır bedeller ödeten bu süreçte hukuku siyasetin sopası haline getiren ve buna sessiz kalan herkes, bu işin içerisinde rol alan herkesi uyarıyorum, bu suçun ortağı haline gelmeyin, yazıktır, günahtır” dedi.

“DİVAN BAŞKANLIĞINI TEKLİF EDEN KILIÇDAROĞLU’DUR”
İmamoğlu, kurultay sürecinin parti tüzüğü, ilgili mevzuat ve siyasi etik kurallar çerçevesinde şeffaf ve herkesin gözü önünde yürütüldüğünü söyleyerek, “Bu süreçte ne adaylara yönelik herhangi bir telkinim ne de iradeyi etkilemeye dönük bir tutumum söz konusu olmuştur. Divan Başkanlığı seçimin olduğu gün başlamış ve 2 gün sonra da zaten sona ermiştir. Divan başkanının görevi bellidir. Divan başkanı, kurultaydaki delegeler tarafından seçilir ve görevini yapar. Görevini yaptığı süreç içerisinde, oylama saati geldiğinde görevi seçim kuruluna devreder ve süreci seçim kurulu yönetir. Bunu özellikle siz kıymetli yargı mensupları daha da iyi bilirsiniz. Kurultay sürecinde benim kurultaya divan başkanı olarak gösterilmemi tarafıma teklif eden de önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur ve oy birliğiyle seçilerek onurlu bir görev yaptık, benim için çok kıymetlidir. Cumhuriyet Halk Partisi, mahalle kongrelerinden kurultaya kadar süreçle beraber kurultay işleyişiyle de Türkiye’de parti içi demokrasinin en üst seviyede temsil edildiği siyasi partidir. Bu yönüyle geçmişten bugüne 37 kurultay nasıl yapılmışsa, daha iyisini nasıl yapabiliriz arayışıyla kurultay icra edilmiştir ve bu kadar çekişmeli, bu kadar mücadeleci bir kurultay olmasına rağmen kurultay sürecinde en ufak bir çatışma, bir nahoş olay yaşanmamıştır. Ciddi bir saygı içerisinde 38’inci kurultayın geçirilmesi de gerçekten büyük bir başarıdır. Herkes birbirine sarılmış, birbirini tebrik etmiştir” dedi.

İmamoğlu, “Kurultayın ikinci turuna ilişkin olarak tarafıma atfedilen iddiaların aksine Sayın Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmeler, kamuoyuna da yansıdığı üzere herhangi bir çekilme yönlendirmesi içermemekte, sürecin sağduyu ve parti içi pratik teamüller çerçevesinde değerlendirilmesine ilişkin ortak bir yönetimi ifade etmektedir. Bu durum iddiaların gerçekte bir kanıt bulunmadığını açıkça ortaya koyduğu gibi, az önce ifade ettiğim gibi, gerçekten şu mahkemeyi, siz değerli yargı mensuplarını asla ve asla mecbur edemeyecek seviyesizlikte iddialar olduğunu göstermektedir. Bu iradeye gölge düşürmeye yönelik sonradan kurgulanan anlatıların ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Bu nedenlerle iftira ve kurgularla şekillendirilmiş, hukuki nedenlerden yoksun suçlamaları elbette şiddetle reddediyoruz. Gerçeğin karşısında hiçbir senaryonun ayakta kalma şansı yoktur” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de savunmasında, “‘Bu yargılamanın amacı nedir ve neden buradayız’ sorusunu sormak istiyorum. CHP’li olmanın suç sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi olmasının ardından operasyonlar, davalar ve tutuklamalar başladı. Dosya içeriği boş olup iftiracı beyanlarına dayanmaktadır. Bu dava, muhalefetsiz bir Türkiye yaratılmak istenmesinin davasıdır” dedi.

Diğer sanıklar da savunmalarında suçlamaları kabul etmedi.

DAVA ERTELENDİ
Öte yandan CHP kurultay davas 23 Şubat’a ertelendi.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

DETAYLAR A HABER’DE
Detayları A Haber muhabiri Filiz Uçan Savaş aktardı.

“İMAMOĞLU ŞÜPHELİ KEMAL KILIÇDAROĞLU MAĞDUR”
Savaş’ın açıklamaları şöyle: “Cumhuriyet Halk Partisinde gözler ceza davasına çevrildi. Taraflar şu anda bir kez daha hakim karşısına çıkarıldı. Şu anda da mahkemenin devam ettiğini söyleyebiliriz. Bilindiği üzere CHP’nin 38. Olağan Kurultayında usulsüzlük iddiasıyla ceza davası açılmıştı. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde de şu an görülmeye devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede de şu anda Ekrem İmamoğlu şüpheli, Kemal Kılıçdaroğlu ise mağdur olarak şu an yer alıyor. Aralarında da şu an İmamoğlu, yine tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, yine CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu toplamda 12 kişi hakkında şu anda 38. Olağan Kurultayda oylamaya hile karıştırdıkları iddiasıyla 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve yine aldıkları ceza süresince de siyasi yasak şu an isteniyor. İmamoğlu da az önce SEGBİS’le bağlandı, şu an savunmasını gerçekleştiriyor.

“9 ŞÜPHELİ MİLLETVEKİLİNİN DOSYASI DAVADAN AYRILDI”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil 9 şüpheli milletvekilinin dosyası ise bu davadan ayrıldı. Şüpheliler hakkındaki soruşturma Siyasi Partiler Kanununa muhalefet suçundan parlamenter soruşturma bürosunca yürütülüyor. Bildiğiniz üzere 4 Kasım’daki duruşmada müşteki ve taraf avukatları eksiklerin giderilmesi için süre talebinde bulunmuştu. Ve daha sonrasında ara kararını açıklayan mahkeme davayı 13 Ocak’a, yani bugüne ertelemişti. Şu anda da ceza davasının ikinci aşaması görüşülüyor.

“İMAMOĞLU ŞU AN SEGBİS’LE BAĞLANDI”
CHP’nin 2023’teki 38. Olağan ve yine 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayının iptali için şaibeli kurultay davası açılmıştı. Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 24 Ekim’deki duruşmada aktif husumet yokluğu ve yine konusuz kalma gerekçeleriyle reddedilmişti. Kurultayın iptaline ilişkin hukuk davası da sonuçlanmış ve Özgür Özel ile mevcut yönetim görevine devam etmişti. Mahkeme bu gerekçeli kararını açıklamasının ardından da davayı açan isim CHP’li Hatay Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş bildiğiniz üzere bu kararı istinafa taşıdı. Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen de Bölge Adliye Mahkemesine sunduğu dilekçede 38. Olağan Kurultayın yapılış şekli ve sonuçlarının hukuken geçersiz olduğunu öne sürerek kurultayın mutlak butlanla sakatlanmış olup bu kurultay sonucunda seçildiği iddia edilen genel başkan ve yönetim organlarının hukuken varlık kazanması mümkün değildir ifadelerine yer verildi. Şu anda mahkemenin davayı konusuz kalma gerekçesinin hukuki olmadığını savundu. Bu kapsamda da ceza davasının ikinci bölümü şu an görüşülüyor. Ekrem İmamoğlu’nun da şu an SEGBİS’le bağlandığını söyleyelim.

İDDİANAMEDEN
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Haziran’da, CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin Siyasi Partiler Kanunu’nun 112. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yürüttüğü soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na mağdur, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’a müşteki sıfatıyla yer verilmişti.

Şüphelilerin birlikte hareket ederek atılı suçu işlediklerine işaret edilen iddianamede, şunlar yer alıyor: “4-5 Kasım 2023 tarihinde Ankara Spor Salonu’nda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı’nda oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için, bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP’li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonlarıyla çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda 1. tur oylama sonucunda 2. tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak, genel başkan adayı Özgür Özel’in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları anlaşılmıştır.”

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda “para karşılığı oy kullandırıldığı” iddialarına ilişkin aralarında İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da arasında bulunduğu 12 şüpheli hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçundan 1 yıldan 3’er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu