HAŞMET BABAOĞLU / Asıl mesele Trump değil…


“Madem yaşlandık, o zaman vampir olmanın yolunu bulmalıyız!”
Trump’ın dilinin altındaki budur…
Onu Beyaz Saray‘a konduran dinamik de budur…
ABD merkezli Batı hegemonyasının yaşlandığı gerçeği; yani yaklaşan ölümün korkusu…
O hâlde, diyor Trump…
Açık açık “ölümsüzlük” peşinde koşmalı!..
***
En azından şunu kesinlikle iddia edebiliriz…
ABD, daha uzun yaşayabilmek için dünya düzenine “reset atmak” istiyor.
Bu nasıl olacak?
Geçen yüzyılın sonuna dönüp “baştan başlamak” mı?
Yoksa doğrudan fabrika ayarlarına dönmek mi?
Buna henüz karar vermediklerini düşünüyorum.
***
Şaka gibi…
Ama yaşananlar tamamen gerçek…
Ve her şey çok hızlı oluyor.
Trump en son olarak kendini “Geçici Venezuela Başkanı” ilan etti. Resmen sosyal medya hesabından duyurdu bunu…
Aynı anda hem “İran müzakere etmek istiyor, bu iyi bir şey” diyor hem de “Biz onları daha fazla beklemeden vuracağız” diyor…
Grönland‘ı istiyor: “Ne yapıp edip burayı bizim kılacağız; NATO‘ya zaten güvenmiyorum, ne dediği benim için önemli değil” diyor.
***
Sonuç?
Bilerek üretilmiş kaos…
Bilerek masanın ortasına konulmuş “Şimdi söyleyin bakalım, kimmiş ana eksen ha?” sorusu…
Kitleler hiç ilgilendirmiyor ABD’yi…
Devletler ve global kurumlar ilgilendiriyor; hepsinin önce zihinsel olarak diz çökmesini hedefliyor.
***
Amerikalı liberaller, Avrupalı solcular yine “Koskoca ABD akıl sağlığı bozuk bir başkana teslim edildi” şamatasına başladılar.
Deli mi Trump?
Yoksa bilerek pişkin bir açık sözlülüğü mü tercih ediyor?
Hiç şüphem yok, ABD (derin) devleti bilerek Trump’a kapıyı açtı; bu “şov” rahatsız edici boyuta gelirse aynı kapıyı üzerine kapatır.
Delilik falan hikâye!
Çünkü mesele Trump’ta değil…
Anlamak zorundayız…
Mesele dünya sisteminin girdiği çıkmazda…
***
Peki biz ne yapacağız?
Sakin olacağız ve sıkı tutunacağız…
Dünya, düzensizliği uzun süre kaldıramaz; sabırla çalkantının durmasını bekleyeceğiz…
Ve şu önemli…
Batı Bloku’nda olmamız asla Doğu‘yu unutmamız anlamına gelmemeli…
***
NOT DEFTERİ
İnsanın aniden yaşlandığı veya bunu aniden öğrendiği bir an vardır. Muhtemelen böyle anlarda panik içinde uzaklarda yok olan geçmişin son vagonunun ardından koşarsın. (G. GOSPODINOV / Zaman Sığınağı)



