YAZARLAR

MELİH ALTINOK / Neyse ki Türkiye var

Afganistan’dan çekilen ABD ordusunun kargo uçaklarına pistte tutunmaya çalışan yerel işbirlikçilerin o sefil görüntülerini aratmayan sahneler, bugün Kuzey Suriye’de, ABD üslerinin önünde yaşanıyor.
YPG’liler, Halep‘teki operasyonlara müdahale etmediği, kendilerini korumadığı için patronlarını protesto ediyorlar. “Nerede kaldı vefa?” diye cellatlarına sitem ediyorlar.
Oysa ikili, hatta üçlü-dörtlü oynayan kendileriydi; çok da kızmamaları gerekir.
20 yıl önce ABD’nin himayesinde kurulan YPG, İran‘la ve Rusya’yla da parça başı iş tuttu. Kürtlere kimlik ve mülk edinme hakkı bile tanımayan diktatör Esad’la dahi uygun adım ilerledi. Bugün kovuldukları Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine de 2016’da Esad’ın onayıyla, muhalifleri sindirmek üzere girmişlerdi.
Dönemin DEM eş başkanlarının Meclis kürsüsünden Türk devletine “YPG Fırat’ın doğusuna geçecek, siz de mal mal bakacaksınız” diye parmak salladığı günlerdi. “Sırtımızı YPG’ye dayıyoruz” demekten çekinmiyorlardı.
Nasıl olsa Pentagon arkalarındaydı. Türkiye‘deki çözüm masasını, Suriye‘deki büyük proje uğruna çöpe atmaktan imtina etmediler.
Günün sonunda kazdıkları kuyuya düştüler. Türkiye’deki kolları PKK etkisiz hale getirildi. “100 bin kişilik ordusu var” denilen YPG ise çöktüğü Afrin’den, Münbiç’ten, Tel Rıfat’tan kolaylıkla temizlendi.
Terör devleti projesinin Trump tarafından rafa kaldırılması ve Suriye devrimiyle birlikte bugün topyekûn savunmasız kaldılar.
“Suriye’de kaybedenin PKK ve uzantıları değil Kürtler olduğu” masalını okuyan koronun çeşitlenmesi ve sesini yükseltmesi işte bu yüzden.
Arkasına sığındıkları Kürtlerin yaşadıkları ülkelere entegre olmaları kâbusları. DEM’in bugünkü eş başkanının “60 milyon Kürt var, 25 milyonu Türkiye’de” hariçten hatırlatması boşuna değil.
“Biraz daha direnirsek Trump gider, ABD’nin başına eski sahiplerimiz gelir; olmadı İsrail yetişir, hem sonra İran’ı var, Rusya’sı var…” umuduna tutunuyorlar.
Cinin şişeden çıktığını, bölgeyi karıştıran güçlerin artık kendi dertleriyle meşgul olduğunu ve maskelerin düşeceği sert bir yüzleşmenin yaklaştığını kabullenemiyorlar.
Evet, iş yine başa düşüyor. Çünkü Türkiye dışında Kürtleri peşlerinden felakete sürüklemelerine engel olabilecek hiçbir devlet yok.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu