
Giriş Tarihi:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
ABD’nin, Venezuella Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılmasına yönelik baskın sırasında, Venezuellalı askerleri dizlerinin üzerine çökerten gizemli ve son derece güçlü bir silah kullandığı iddia edildi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü’nün cumartesi günü X’te paylaştığı bir tanık anlatımına göre, ABD‘nin Veneuela Devlet Başkanı Maduroyu kaçırdığı saldırı sırasında askerlerin burunlarından kan geldiği, hatta bazılarının kan kusmaya başladığı öne sürüldü.
Şoke eden tanıklıkta bir Venezuellalı muhafız, New York Post gazetesine, ABD güçlerinin tek bir askerini bile kaybetmeden yüzlerce savaşçıyı etkisiz hale getirdiğini, bunun ise daha önce ne gördüğü ne de duyduğu bir teknolojiyle gerçekleştiğini anlattı.
“RADARLARIMIZ BİR ANDA SUSTU”
Muhafız, olay anını şöyle aktardı:
“Nöbetteydik ama bir anda tüm radar sistemlerimiz hiçbir açıklama olmadan devre dışı kaldı. Ardından mevzilerimizin üzerinden uçan çok sayıda dron gördük. Nasıl tepki vereceğimizi bilemedik.”
Kısa süre sonra, sayısı sekizi bile bulmayan helikopterlerin belirdiğini ve bunların bölgeye yaklaşık 20 ABD askerini indirdiğini söyledi.
Ancak muhafıza göre bu askerlerin elindeki güç, silahtan çok daha fazlasıydı.
“DAHA ÖNCE HİÇ KARŞILAŞMADIĞIMIZ BİR TEKNOLOJİ”
“Teknolojik olarak çok ileriydiler. Daha önce savaştığımız hiçbir şeye benzemiyorlardı,” diyen muhafız, yaşananların bir çatışma değil, adeta bir kıyım olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Biz yüzlerce kişiydik ama hiç şansımız yoktu. O kadar büyük bir hız ve hassasiyetle ateş ediyorlardı ki, her bir askerin dakikada 300 mermi sıkıyormuş gibi hissettirdi.”
“SES DALGASI GİBİYDİ… KAFAMIN İÇİ PATLIYORDU”
Asıl dehşetin ise daha sonra yaşandığını anlatan muhafız, hâlâ etkisinden çıkamadığını öne sürdüğü anı şöyle tarif etti:
“Bir noktada bir şey fırlattılar. Nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Çok yoğun bir ses dalgası gibiydi. Bir anda kafamın içten patladığını hissettim. Etkisi anında ve korkunçtu.”
“Hepimizin burnu kanamaya başladı. Bazılarımız kan kusuyordu. Olduğumuz yere yığıldık, hareket edemez hale geldik. O ses silahından — ya da her neyse — sonra ayağa bile kalkamadık.”



