

ACILI ANNE GÖZYAŞI DÖKEREK İTİRAZ DİLEKÇESİ VERDİ
Adana Adliyesi’ne giderek Mesleki Sorumluluk Kurulu’nun kararına yönelik itiraz dilekçesi veren Salman ailesi, burada Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Acılı anne Hilal Salman, olayda ihmallerin yaşandığını vurgulayarak, kararın kurul tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Salman, “Kızım Yasmin, SMA Tip 1 tanılı bir çocuktu ve hayatı solunum cihazlarına, yoğun bakım kararlarına ve saniyelerin bile geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı bir hastalığa sahipti. Ne yazık ki 4 ay önce bir ihmal yüzünden ben çocuğumu toprağın altına verdim. İhmal diyorum çünkü tüm yoğun bakım ekibinin verdiği ifadeler ve çok kısa bir süre sonra sorumlu hemşirenin işten çıkartılması sonucunda küçücük 4 yaşındaki çocuğumun hakkını savunmak için ben aylar öncesinde kendimi yargıya teslim ettim” diye konuştu.

15 CİHAZDAN 6’SININ LOG KAYITLARI YOK
Hilal Salman, “Mahkemenin atadığı yüksek elektrik elektronik mühendisi olan bilirkişi, hastaneye inceleme yapmaya gittiğinde doktor beyin verdiği beyanda, ‘Yasmin tek bir cihaza bağlıydı’ dediği için sadece o cihaz ve Yasmin’in ev tipi cihazı arasında inceleme yapıldı. Bu inceleme sonucunda 1 saat 13 dakikalık bağlantı kopukluğu durumu tespit edildi. Aynı zamanda bilirkişi olarak atanan Yüreğir Devlet Hastanesi’nin yaptığı tahkikatta ise doktor beyin, ‘Yasmin hastane cihazına bağlıyken kalbi durdu. Envanterimizde 15 cihaz vardı. Hangi cihaza bağlı olduğu tespit edilemiyor’ yönündeki beyanının ardından da bu cihazların sadece 9’unun log kayıtlarını bilirkişilere gönderdiler. Bu cihazların 6’sının log kayıtları sunulmadı. İncelenen cihazlarda da hasta adı, soyadı gibi bilgiler bulunmuyor. Dolayısıyla bu cihazların hangi hastaya bağlı olup olmadığı da belli değil” ifadelerini kullandı.

‘BU, YOĞUN BAKIMLARDA YATIP SESİ ÇIKMAYAN TÜM ÇOCUKLARIN MESELESİDİR’
Bilirkişilerin tüm bu eksiklikleri ve dosyadaki ses kayıtları, video ve belgelerle birlikte ileri bir araştırma açısından sorumlu doktor ve hemşire hakkında soruşturma izni talep ettiğini ancak karara ret geldiğini söyleyen Salman, şöyle devam etti:
“Bu sadece Yasmin’in meselesi değil, yoğun bakımlarda yatıp sesi çıkmayan tüm çocukların meselesidir. Ben susmayacağım, bu işin peşini bırakmayacağım. Çünkü ben ciğerinin yarısını toprağın altına vermiş bir anneyim. Onu geri döndüremiyorum. Bir rüzgargülünden medet umuyorum. Her gün mezarlığa gittiğimde ‘Anneciğim beni özledin mi’ diyorum. Buradan sevgili Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; tek istediğim soruşturma izninin verilip evladımın hakkının yerde kalmamasıdır. Adaletin sadece burada bir yazı olarak kalmamasını, 4 yaşında toprağın altında olan çocuğumun sorumlularının cezasını çekmesini istiyorum.”



