YAZARLAR

YÜKSEL AYTUĞ / Yeni dilimiz: Ergence

Şarkıcı İrem Derici, Cem Yılmaz‘ın “38 yaşında biriyle takılıyorum, ‘Buldu çıtırı’ diyorlar. 38 la, ölmek üzere” şeklindeki cinsiyetçi esprisine arka çıkmak için bir paylaşımda bulundu. Dedi ki:
“Yani zaten Türkiye‘de kısıtlı imkanlarda (!) yapılabiliyor garibim mizah, onu da bi’ salın be! Ya sabahtan beri bin tane tweet okudum linç’leyen, deli misiniz ayol siz? Gidin bi’ Ricky Gervais izleyin, Dave Chappelle izleyin, Kevin Hart izleyin de görün ebenizinkini. Buna mı takıldınız yani? Allah başka dert vermesin gerçekten, şuna da duyar kasacaksanız artık oynamayalım. Adamın kursağında heves bırakın canlarım, muadili yok Cem Yılmaz’ın, haberiniz ola.”

Yazdıklarının yarısını anladım, dörtte birini tahmin ettim, kalanını dağınık bıraktım. Belli ki; yaşı yavaş yavaş kemale eren bacımız, bu dille ergenleri tavlamaya çalışıyor. Biliyorsunuz artık müzik piyasasına 10- 14 yaş arasındakiler yön veriyor. Şarkılar onların talep ve alışkanlıklarına göre yapılıyor. Öyleyse şarkıcılar için “Ergence” hemen öğrenilip konuşulması gereken bir yabancı dil!
Tamam, herkesten Ayşe Egesoy Türkçesi beklemiyoruz ama ipin ucunu da bu kadar kaçırmayın yaaanee kanka!..

Delta Force mu, Delta Fos mu?
Venezuela operasyonu sonrasında Trump’ın yere göğe sığdıramadığı Delta Force özel birliğini yakından tanıyalım:
Bu arkadaşlar, Gazze‘de İsrailli esirleri kurtarmak için sahaya sürülmüş ancak tek bir rehineyi bile kurtaramadan ağır kayıplar vererek geri dönmüşlerdi. Daha önce de 1980 yılında İran‘daki büyükelçilikte esir tutulan ABD ve İngiliz rehineleri kurtarmak için çöle inerken kendi helikopterlerini kafa kafaya çarpıştırarak zayiat verip geri çekilmiş ve bütün dünyaya rezil olmuşlardı.

1993 yılında ise ABD, tıpkı Maduro’ya yaptığı gibi Delta Force birliğini kullanarak Somali başkan yardımcısını esir almaya çalıştı. Ancak Somali direniş savaşçıları, aralarında ABD’nin en iyi 2 keskin nişancısının da bulunduğu 19 Delta Force üyesini öldürüp 70’ini de yaraladılar ve 2 helikopteri imha ettiler.
Venezuela operasyonuna gelince: Maduro ve karısını zaten başkanın yakın korumaları yakalayıp, paketleyerek Delta Force birliğine verdi. Onlar da sadece “evden eve nakliyat” yaptı.
Ayrıca bu “seçkin” (!) birliğin, ordular arası yarışmalarda bizim bordo berelilere geçilmekten bitap düştüklerini de ekleyeyim.

İşte böyledir ABD
50 yıldır Suriye ve Irak sınırımızdan içeri sızdılar. Askerimizi, polisimizi, masum vatandaşlarımızı öldürdüler. Bu da yetmiyormuş gibi içeri soktukları uyuşturucu ile gençlerimizi mahvedip, kendilerine terör finansı sağladılar. Ama biz ne zaman kendi güvenliğimiz için sınır ötesine operasyon düzenlesek ABD karşımıza dikildi…
Peki aynı ABD ne yaptı? “Bizi zehirliyorlar” mazeretiyle, kara sınırının bile olmadığı Venezuela’ya girerek, seçilmiş başkan Maduro ve karısını yataklarından pijamalarıyla alıp, kaçırdı. Sonra da otoparka çöken mafya gibi ülkenin petrolüne ve değerli madenlerine çöktü.
Yani ülkenin kara kaşına, kara gözüne değil, resmen Karakas’ına çöktü!..
Şimdi Suriye’de SDG’yi yola getirmek için çıkacağımız sefere hangi yüzle mani olmaya kalkabilirler ki?..

Gaf kürsüsü
Bir Whatsapp yazışması:
– Abi aşı olmak acıtıyo mu?
– Nereden olduğuna bağlı.
– Bursa’danım abi.

Zap’tiye
Bilim adamları boşuna uğraşmasın, Mars’a gitmek için en uygun “yakıt”, Yusuf Güney’in saç örneğinden çıktı!..

Ne demiş?
“3 helikopterle gidip devlet başkanını almışlar. Ardeşen’e 50 helikopterle gelseler kaymakamın ayakkabısını alamazlar.” (Rizeli esnafın sözleri)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu