SAĞLIK

Nesiller böyle korunacak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin bu ay sonunda TBMM’ye sunulacağını açıkladı. Dünyada bu alandaki en dikkat çekici örneklerden biri Avustralya. Avustralya, sosyal medya şirketlerine 16 yaş altındaki çocukların platformlarda hesap sahibi olmasını engelleme zorunluluğu getirdi. Düzenlemenin amacı, çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmak ve zararlı içeriklerle karşılaşma riskini azaltmak. 4 Aralık’tan itibaren Avustralya’da 16 yaş altı olduğu tespit edilen Facebook, Instagram ve Threads hesapları, kademeli olarak kapatılmaya başlandı. Türkiye’de de hayata geçirilmesi beklenen yasal düzenlemeyle ilgili bakın uzmanlar neler söyledi:

DEVLET AKTİF ROL OYNAYACAK
Öğretim Üyesi Dr. Duygu Temel, “Sosyal medyayla geçen yaklaşık 20 yılın ardından bu platformların çocuklar üzerindeki etkileri artık çok daha görünür ve tartışılır hâle geldi. Algoritmaların kullanıcıları benzer ve giderek daha uç içeriklere yönlendirdiğini biliyoruz; bu konuda çok sayıda araştırma var. Özellikle genç kızlarda beden algısına odaklanan görüntü ve videolar, algoritmaların etkisiyle görünüş kaygılarını artırabiliyor ve yeme bozukluklarına varan riskler oluşturuyor. 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya sınırlaması, çocukları dijital ortamların en problemli yönlerinden korumaya dönük önleyici bir adım olarak görülebilir. Bu düzenleme devletin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda daha aktif bir rol almaya çalıştığını gösteriyor” dedi.

SOKAK, İNTERNETLE EVİMİZE GİRMİŞ DURUMDA
Hamidiye Şişli Etfal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Dr. Yelda Tan da teknolojinin çok hızlı geliştiği bu dönemde dijitalleşmenin kaçınılmaz olarak hayatımızda yer aldığına dikkat çekerek, “İnternet, sosyal medya, dijital oyunlar, çeşitli videoların paylaşıldığı kanallar, çocuklara eğlence, eğitim, sosyalleşme olanakları sağlamaktadır. Sosyal medya kullanımı özellikle çocuk ve ergenlerde birçok açıdan tehlikeler barındırmaktadır. Bugün sokağa çıkamayan çocuk, evdeki internet sayesinde dış dünya ile çok kolay iletişime geçebilmektedir. Yani sokak evimize girmiş durumdadır. Özellikle sosyal medya, çevrimiçi oyunlar tehlikeli olabilecek yabancılarla iletişimi çok kolaylaştırmaktadır” diye konuştu.

AİLE SÖZ GEÇİREMİYOR AMA DEVLETİN GÜCÜ VAR
Psikiyatrist Tan, siber zorbalık, dolandırıcılık, çok çeşitli taciz ve istismara gidebilen durumlar yaşandığının da altını çizerek, “Sosyal medyadaki içerikler kaygı bozuklukları, fobiler, depresyon, yeme bozuklukları, davranışsal sorunlar gibi psikiyatrik bozuklukların gelişimini tetikleyebilmektedir. Çoğu zaman alınan önlemler bireylerin gücünü aşabilmektedir. 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanması güvenli internet kullanımı için alınabilecek önlemlerden önemli biri olacaktır. Devletin böyle bir uygulamayı başlatması çocuk üzerinde daha güçlü bir yaptırım sağlayacaktır. Çünkü çoğu ebeveyn, bu konuda çocuğa söz geçiremeyebiliyor. Sosyal mecralarda gezinen bir çocuğun en azından belli bir yaşta olması gerçeği artık bir yasa ile somutlaştırılmış olacaktır” dedi.

RUH SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM
KLİNİK Psikolog İnci Nur Ülkü, 15 yaş altı dönemin, beynin özellikle prefrontal korteksin henüz gelişimini tamamlamadığı bir evre olduğunu belirterek, “Bu nedenle çocuklar, sosyal medyada karşılaştıkları içerikleri yetişkinler gibi filtreleyemez. Bu yaş grubunda sosyal medya kullanımının; depresif belirtileri, dikkat sorunları, davranış bozuklukları, siber zorbalık, uygunsuz ve yaşa aykırı içeriklere maruz kalma, beden algısı ve benlik saygısı sorunları, sosyal karşılaştırma, bağımlılık benzeri kullanım örüntüleri, dikkat ve uyku problemleri gibi riskleri artırabildiğini gösteren çok sayıda bilimsel çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasına yönelik düzenlemeler, ruh sağlığını koruma açısından önemli bir koruyucu adım olarak değerlendirilebilir” dedi.

GERÇEK TEMAS
Ülkü, sosyal medya yasağının doğru şekilde desteklendiğinde, çocukların akran ilişkilerini dijital performanstan çıkarıp, gerçek temas, gerçek duygular ve gerçek bağlar üzerine kurmalarına olanak sağlayacağını söyleyerek, “Bu da sosyal uyumun ve psikolojik dayanıklılığın gelişmesi açısından önemli bir fırsat alanı oluşturur” dedi.

NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
“Eğer 15 yaş altına yönelik sosyal medya yasağı hayata geçerse, bunun cezalandırıcı değil destekleyici bir çerçevede uygulanması gerekir” diyen Ülkü, şunları söyledi: “Ailelere rehberlik sunulmalı, okullarda psikoeğitim programları yaygınlaştırılmalı ve çocukların duygusal ihtiyaçları göz ardı edilmemelidir. Unutmamak gerekir ki çocukları korumak, onları dünyadan saklamak değil; dünyaya dayanıklı, farkında ve desteklenmiş bireyler olarak hazırlamaktır.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu