BERCAN TUTAR / İsrail’i bekleyen akıbet: Avrupa’nın trajedisi


Avrupa ve İsrail daha başlarına neler geldiğinin veya geleceğinin farkında değil. Şimdiden sezgisel güdülerle bazı tepkiler veriyorlar. Ancak günün sonunda maruz kalacakları hezimet yıkıcı olacak. İsrail de toz kondurmadığı ideolojik safsatalarından tıpkı Avrupa gibi birer birer feragat etmek zorunda kalacak.
Zira ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan bu yana izlediği -kendisi için oldukça istikrarlı ama müttefiklerine hayli zikzaklı gelen- stratejik sabıkasını bilenler için bunu tahmin etmek hiç de zor değil.
Atlantik ittifakı geçen yüzyılda ilk şokunu 1956’daki Süveyş kriziyle yaşadı. İsrail, İngiliz ve Fransızlar, SSCB’ye yanaşan Mısır lideri Cemal Abdülnasır’ı devirmek için seferber olduğunda karşılarına ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower çıktı.
Mısır ve Sovyet Rusya ile anlaşan ABD Başkanı, Avrupalı ve Ortadoğulu müttefiklerini hizaya sokma kararı aldı. Zoru gören İsrail, İngiltere ve Fransa geri çekildi, Nasır iktidarda kaldı. ABD’ye öfkelenen Avrupalılar, Süveyş hezimetinden bir yıl sonra 1957’de Roma Antlaşması’nı imzalayarak ABD’ye karşı Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kurdu.
***
Sadece ekonomik isyana kalkıştılar. Zira çekingendiler. Askeri ve siyasi olarak hâlâ ABD’ye boyun eğmeye devam ediyorlardı. Avrupa eğer Fransa ve Almanya arasında savaşı imkânsız hale getirebilirse ABD’nin hegemonyasına karşı durabileceğine inanıyordu.
Ne var ki ABD’nin ekonomik gücünün siyasallaşması eski kıtanın bütün hesaplarını altüst etti. Dünyanın her yerinde jandarmalık yapan ABD, Avrupa’ya gelince sadece yeni silahı jeo-ekonomiye başvuruyordu.
Avrupa’ya en büyük jeo-ekonomik darbe ise 1960’ların sonlarında Bretton Woods sürpriziyle indirildi. Sabit döviz kurları doları aşırı değerli hale gelip ihracatını olumsuz etkileyince ABD sistemi bir gecede değiştirdi. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru 1944 Bretton Woods Anlaşması ile ABD Doları’nın altına konvertibilitesi sağlanarak küresel rezerv para birimi olarak kabul edilmişti. Ancak 15 Ağustos 1971’de ABD Başkanı Richard Nixon, doların altına sabitlenmiş değerini sonlandırarak Bretton Woods sistemini çöpe attı.
***
Nixon şokunu atlatmak için harekete geçen Avrupa, ABD Doları’nın parasal egemenliğine karşı koymak adına ortak birimini devreye sokmaya çalıştı. Hedeflerine ancak Berlin Duvarı yıkılıp Soğuk Savaş sona erince ulaşabildi. 1992 Maastricht Antlaşması ile Avrupa Birliği (AB) oluştu. Ortak resmi para birimi euro’ya ise ancak 1 Ocak 1999’da geçebildiler.
Ama 11 Eylül 2001’deki terör saldırıları AB hayalini çökertti. Euro çıkışı yapan Avrupa’yı ABD bu kez terör ile savaş sopasıyla terbiye etti. Ardından 2016’da Brexit ile AB’nin siyasi rüyasına son verdi. Peşinden de 2022’deki Rusya ve Ukrayna savaşıyla zincirlerinden kurtulmaya çalışan Avrupa’yı tamamen boyunduruğu altına aldı.
AB’den çok artık NATO konuşuluyor. Çin, Euro’ya yatırım yaparak doları zayıflatmaya ve ABD’nin cari açığını büyütmeye çalıştı. Bu plan da ters tepti. Şimdi Avrupa askeri, ekonomik, teknolojik ve siyasi açıdan tamamen ABD’ye muhtaç konumda. AB hiçbir hedefini gerçekleştiremedi. Hayal ettiği birleşmeyi sağlayamadan dağılacak. ABD Başkanı Donald Trump son strateji belgesiyle hiç hazzetmediği Avrupa’nın medeni ölü olduğunu dünyaya ilan etti zaten. Avrupa’nınkine benzer bir akıbete siyonist İsrail de maruz kalacak. Bu seçenek ABD için bir imkân değil artık bir zaman meselesi. Gidişat bunu gösteriyor.



