EKONOMİ

Yerli ve milli kalkınmanın lokomotifi oldu

2025 yılını güçlü altyapı yatırımlarıyla tamamlayan Türk Telekom, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere attığı stratejik adımlarını ise kararlılıkla sürdürüyor. Şirketin dijital geleceğin ve 5G ekosisteminin temelini oluşturan güçlü fiber altyapısı, 2025 itibarıyla 535 bin kilometreye, fiber hane kapsaması 34.3 milyona ulaştı. 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonu oranı ise yüzde 58’e yükseldi. Uzun yıllardır yürüttüğü saha testleri, pilot uygulamaları ve Ar-Ge çalışmalarıyla 5G’de önemli bir rol üstlenen Türk Telekom, yerli ve milli teknoloji üretme vizyonu kapsamında iştirak şirketleri Argela ve Netsia ile 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltan yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.

5G ÇAĞININ DA ÖNCÜSÜYÜZ
Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, köklü geçmişlerinden aldıkları güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürdüklerini söyledi. 2025 yılının, Türkiye’nin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olduğunu söyleyen Şahin, “81 ili uçtan uca kapsayan ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin en büyük gücünü oluşturuyor. Sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar hayata geçirdiğimiz 5G uygulamalarında kazandığımız deneyim ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı istasyon oranımızla iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağının da öncüsüyüz. Türk Telekom olarak, 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı, Türkiye’yi küresel teknoloji rekabetinde daha güçlü konuma getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

20 MİLYAR DOLARLIK KATKI
Şubat 2026’da dolacak olan sabit hizmetler imtiyazlarının 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attıklarını anlatan Şahin, “Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir” diye konuştu. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimlerini 37 milyon haneye, fiber abone sayılarını 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızlarını 7 kat artırmayı hedeflediklerini söyleyen Şahin, şunları kaydetti: “İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34.3 milyon hane kapsamasına ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz.”

DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTTIK
Şahin, yıllardır yürüttükleri saha testleri, pilot uygulamaları ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonuyla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdiklerini kaydetti. İştirak şirketleri Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümlerle 70’in üzerinde uluslararası patentinin bulunduğunu anlatan Şahin, “Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Bu yıl fiber yatırımlarını büyütme, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırma, Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu