

Dün, “Göbeğini kaşıyan adam!” olarak aşağılanan kitleler, bu kez, “Elinde uzaktan kumanda, pijamasıyla evinde TV seyreden adama” dönüşüvermişti. Siyasetin garip çelişkisi olsa gerek… CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin geleceğini de üstü örtülü biçimde tehdit ettiği o pijamalı adamda arıyordu: “…Evde elinde kumandasıyla oturan pijamalıya sesleniyorum. Ya meydanlara çıkacaksın bu darbe (!?) ile yüzleşeceksin, nereye davet ediliyorsan oraya güç vereceksin ya da sonra hiç hayıflanmayacaksın!”
Özel, 75 dakikalık konuşmasında sık sık “İmamoğlu’na mesaj gönderirken” CHP’nin “rüşvet ağından arınması gerektiğini söyleyen” eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na da -isim vermeden- laf çaktı. “.. Müesses nizama işbirlikçi olanlara, örgütlerin vermediği görevleri başka kapılarda arayanlara yer yoktur. CHP arınacaksa işte bu anlayıştan arınacak!” Dünkü paket program için “CHP’nin, muhalefetteki son kurultayı” diyen Özel, “Bu parti, seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak” vaadinde bulundu.
Lâkin CHP’li belediyeleri saran “yolsuzluk çarkıyla yüzleşmek” yerine İmamoğlu’nun şahsında somutlaşan iddiaları ısrarla görmezden gelmeyi tercih etti!
KURULTAYDA BÜYÜK AYIP
Ve nihayet… “Kürt kökenli vatandaşlara, özde değil sözde sahip çıkar gibi yaptı!” İmralı’daki görüşmeye CHP’nin temsilci vermemesini savundu. Anlaşılamayan bir dayatmadan bahsetti. Meclis’te komisyon kurulmasını hep istediklerini anlattı. Ama iş çözüm reçetesine gelince, orayı teğet geçti! Kurultayın, iktidar eleştirisi bölümünde sergilenen çirkinliğe, yani devletin ve milletin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanımızın “yuhalanmasına(!)” Özel ve Divan’ın kayıtsız kalması ise ayıp hanesine yazıldı!



