YAZARLAR

BERCAN TUTAR / Bir ihtimal daha yok!

Rusya‘nın savunduğu ‘çok kutuplu’ dünya düzeniyle ‘Çin kutuplu’ dünya düzeni arasında sıkışan ABD, hırsını sosyal ve siyasal hiyerarşinin en alt katmanında yer alan göçmenlerden çıkarıyor. Zaten reel kapitalizmdeki çözülüş çok önceden bunun sinyallerini veriyordu.
Fakat neo-liberal piyasa uygarlığının yol açtığı sıkıntılara tepki gösteren kesimlerin iktidara taşıdığı ABD Başkanı Donald Trump ise bu sistematik yangına benzin döküyor.
CIA’nın devşirdiği ve 2021’de ABD’ye getirdiği 29 yaşındaki Rahmanullah Lakanwal adlı bir Afgan’ın çarşamba günü Beyaz Saray‘a iki blok ötede iki ulusal muhafıza yönelik saldırısı Trump’a aradığı gerekçeyi sundu. Pandora’nın kutusu açıldı.
Günah keçisi ilan ettiği göçmenlere karşı sürek avı başlatan Trump’ın talimatıyla ilk olarak Afgan vatandaşlarının vize başvuruları durduruldu. Ardından ABD’deki bütün Afgan kökenli göçmenlere yönelik kapsamlı soruşturma yapılması kararı alındı.

***

Peşinden ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri Direktörü Joseph Edlow, adını vermediği 19 ‘yüksek riskli’ ülkeden gelen kişileri ‘mümkün olan en üst düzeyde’ taramak için ek adımlar atılacağını söyledi. Trump ise ABD askerleriyle yaptığı Şükran Günü görüşmesinde “ABD sisteminin tamamen toparlanabilmesi için tüm Üçüncü Dünya ülkelerinden göçü kalıcı olarak durduracağım” dedi.
ABD’de 53 milyon yabancı yaşıyor. Öfkeden deliye dönen Trump hemen hepsini ‘asalak, parazit, bölücü, katil, gaspçı ve aptal’ gibi şovenist sıfatlarla mahkûm ediyor…
“Bunların çoğu sosyal yardım alan, başarısız ülkelerden, hapishanelerden, akıl hastanelerinden, çetelerden veya uyuşturucu kartellerinden gelen kişiler. Vatansever Amerikan vatandaşlarının ödemeleriyle destekleniyorlar.”
30 bin dolar alan yeşil kart sahibi bir göçmenin ailesi için de devletten ayrıca 50 bin dolar yardım aldığının altını çizen Trump, “Amerikan vatandaşları göçmenlere katlanıyor. Ancak bunu yapmak herkesi yiyip bitiriyor” sözleriyle hayıflanarak da olsa kitabın orta yerinden konuşuyor.

***

Zira Trump, mülteci yükünü ABD’deki toplumsal ve ekonomik işlevsizliğin temel nedeni diye gören biri. Ülkesindeki vahim tabloyu şöyle resmediyor… “II. Dünya Savaşı’ndan sonra bile böyle bir şey yaşanmadı. Başarısız okullar, yüksek suç oranı, kentsel çürüme, aşırı kalabalık hastaneler, konut sıkıntısı ve büyük mali açıklar. Örneğin Somali‘den gelen yüz binlerce mülteci Minnesota eyaletini tamamen ele geçirmiş. Somalili çeteler sokaklarda ‘av’ ararken harika halkımız evlerine kapanıyor.”
Hızını alamayan Trump, Minnesota milletvekili İlhan Omar üzerinden bütün faşizan kinini kusuyor. Başörtüsünü ‘kundak bezine’ benzettiği Omar üzerinden bütün Müslümanlara ve üçüncü dünyaya saldıran ABD Başkanı, kendileri için bir değeri olmayan herkesi sınır dışı edeceğini, iç huzuru bozanları vatandaşlıktan çıkaracağını, güvenlik riski oluşturan veya Batı medeniyeti ile bağdaşmayan tüm yabancı uyrukluları kovacağını ilan etti.
Oysa bu histerik çıkışıyla Trump aslında dünyaya fırtına eken emperyalist ABD’nin biçtiği kaosu itiraf ediyor. Üstelik sadece ABD değil Avrupa da aynı sistemik dertten mustarip. Batı’nın göçmenlere yönelik adaptasyon ve entegrasyon politikaları sonuç vermeyince üçüncü ihtimal olarak asimilasyon stratejisi devreye sokuldu. Fakat bunun da çare olmadığı anlaşılıyor. Sistemik krizlerden dolayı asimile dahi olsalar herkes ‘tersine göç’ ile geldiği yere tekrar gönderilecek.
Hâsılı kelam Batı’nın kendisi de çözüm ihtimalleri de birer birer tükeniyor. Artık her koyun kendi bacağından asılacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu