YÜKSEL AYTUĞ / Ara tatiller kaldırılsın!

Milli Eğitim Bakanlığı, kasım ve mart aylarında yapılan ara tatillerin kaldırılması konusunda çalışma yapmaya başladı. Bu konuyu gündeme taşıyan ilk yazarlardan biriyim. Benim görüşüm net: Ara tatiller tamamen kaldırılsın! Geriye bir tek sömestre ve yaz tatili kalsın.
Neden mi böyle düşünüyorum?
Bir kere, dini ve milli bayramların bolluğu nedeniyle dünyanın en çok tatil yapan ülkesiyiz. Buna bir de ara tatiller eklenince eğitim iyice kesintiye uğruyor ve öğrencilerin yeniden okula konsantre olması zorlaşıyor.
İkincisi, ara tatiller özellikle çalışan anne babalar için kâbusa dönüşüyor. Çocuklarını güvenle bırakabilecekleri yer bulamayan ebeveynler ne yapacaklarını bilemiyor.
Üçüncüsü ise ekonomik zorluklar. Eminim ki bu ara tatiller, turizm sektörüne katkı için konuldu. Günümüz çocuklarının da haddinden fazla talepkâr olduğu düşünüldüğünde ara tatiller aile bütçelerinde büyük gedikler açıyor.
Diyeceğim o ki, ara tatiller bizim ülkemiz için büyük bir lüks…
Haberin sabah şekerleri
A Haber‘de hafta içi her sabah Cansın Helvacı‘nın sunup, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Faruk Erdem‘in yorumculuk yaptığı bülteni hiç kaçırmadan, büyük bir zevkle izliyorum. Sebebi de içten, samimi ve doğal olmaları.

Cuma sabahı yine onlarla birlikte ben de kahkahalara boğuldum. Sevgili Faruk “6 aylık enflasyon tahminine göre hazırlanmış bir kravat… Kravat da nereden çıktı, grafik” deyince, Cansın gözünden yaş gelene kadar güldü.
Allah de seni güldürsün sevgili Faruk Erdem…
“Paşa Dede” arayanlar
Geçen hafta bizim Zap’tiye kutucuğuna “Bayramlarda bile anasını babasını aramaya üşenenlerin, E-Devlet’teki Soy Ağacı servisini çökertmesine ne diyorsunuz peki?” diye yazmıştım.
“Kaya Kaya” imzasıyla yazan okurumuz bu soruya anlamlı bir cevap vermiş:
“Belki bir unvan veya miras çıkar diye düşünüyorlar… En komik tarafı ise Osmanlı’ya küfür eden ve tanımayanların E-Devlet’te ‘Paşa Dede’ aramaları. Ya çıkarsa? Hatta bazı Osmanlı düşmanlarının kimi soylarla ilgili olmayan bağlarını kitabına uydurarak kurup, evlat olarak onların vakıflarından menfaat temin ettikleri de gerçektir. Bunun kayıtlı, belgeli örnekleri var…”
Spikerin nefesi yetmez
Muharrem Akduman dostumuzdan yine yerinde bir tespit:
“Yüksel’ciğim, vur deyince öldürmek diye çok kötü bir huyumuz var maalesef. Spor kulüplerimize maddi katkı sağlamak için birkaç yıl önce bir karar alındı. Kulüp isimlerinin başlarına reklam alınabilirdi. Bir kelime olsa tamam ama bunu o kadar abarttılar ki; puan cetveline sığmaz, bahis kuponlarına sığmaz, spiker söyleyince de çok zorlanır. Örnek: Emre Gökdemir İnşaat Ankara Keçiörengücü. La havle diyorum sadece… Sevgiler.”
Ne demiş?
“Ahdettim, yaşlanmayacağım” diyen 67 yaşındaki Muazzez Ersoy sözünü nasıl da tutmuş…

Gaf kürsüsü
TRT1’de Breidablik- Samsunspor maçını anlatan spiker Necati Telli “Marius Mouandilmadji kendisinin 2’nci takımının 3’üncü golünü atıyor” dedi… Oysa deplasmanda 2-1 öne geçmiştik!
Zap’tiye
Bu kışın modası: “Kombiyi iyice kıstın mı hanım?”



