MEVLÜT TEZEL / Türk futbolunun iflası

Fenerbahçe‘nin rakibi güçlüydü ama Benfica’ya iki maçta tek bir isabetli şut atamadan elenmek büyük trajediydi.
Lig üçüncümüz Samsunspor, Yunanistan’ın Avrupa kupalarındaki en zayıf takımı Panathinaikos’a elendi.
Kadro değeri 182.5 milyon Euro olan Beşiktaş, kadro değeri 39.2 milyon Euro olan FC Lausanne- Sport’u her iki maçta da yenemeyerek elendi.
Piyasa değeri 61.5 milyon Euro olan Başakşehir ise en pahalı futbolcusu 2 milyon Euro bonservisli, piyasa değeri 22.5 milyon Euro olan Romanya’nın zayıf ekibi Universitatea Craiova’ya her iki maçta da yenilerek elendi.
Yine en kolay yol seçildi; Fenerbahçe, Mourinho’yu, Beşiktaş ise Solskjaer’i kovdu.
Yine yabancı teknik direktörleri tazminat zengini yaptık.
Son üç sezonun şampiyonu Galatasaray rekor transferler yaparken Avrupa’da varlık gösterememesi, düşük bütçeli Young Boys’a elenmesi de rastlantı değil.
Düşük bütçeli de olsa belli bir oyun şablonu ve sistemine sahip takımlara elenmemiz futbolumuzdaki en büyük sorunun sistemsizlik ve plansızlık olduğunu gösteriyor.
Süper Ligi emektar ya da sorunlu yabancı futbolcu cennetine çeviren, takımları borç batağına sürükleyen 14 yabancı kuralının da iflas ettiğini söyleyebiliriz.
Takımların gelirlerinin kat kat üstünde transfer yapmalarına da bir çözüm bulunmalı.
Harcama limitleri şeffaf olmalı.
Avrupa kupaları başlıyor, ligde dört hafta geçiyor takımlarımız hala transfer yapıyor!
Transfer dönemi en geç 31 Ağustos’ta bitmeli.
***
SATTIM BİTTİ KAFASI
Çin malı elektrikli otomobil sahibi bir vatandaşımız sosyal medyada şöyle isyan etti:
“Sunroof patlar, direksiyon soyulur, parça iki ayda gelmez.
Sattım bitti kafasıyla nereye kadar bakalım.
20 bin km’de direksiyon soyulması da kullanıcı hatası sanırım.
El terin asitli derler.” Bu tarz olaylara sık rastlıyoruz.
Vatandaşın sıfır km aldığı araç arızalı, hasarlı çıkıyor.
Oto bayi ya da galeri, aracı geri almıyor.
Bazı markalarda yeterli servis ve yedek parça desteği yok. Hakkınızı aradığınızda ise yıllarca mahkemelerde uğraşıyorsunuz. Sıfır araçlarda arıza çıktığında sorunu hemen çözecek ya da iade mekanizmasını hızlandıracak yasal değişikliklere ihtiyaç var.
***
BEBEK ARABASIYLA YÜRÜYEMEMEK
Bir kadın, İstanbul‘da bebek arabasıyla dışarı çıkmanın yaşattığı zorlukları ve karşısına çıkan engelleri çektiği videoyla sosyal medyada paylaştı.
Annenin karşısına önce kaldırımda çalışma yapılan bir belediye çukuru çıkıyor.
Bebek arabasıyla karşıya geçmek istiyor ama yola araba ve motorlar bir insanın bile geçebileceği aralık bırakmadan park ettikleri için anne geriye doğru gidiyor.
Karşı kaldırımda bu sefer bir bina inşaatının kaldırımı tamamen kapladığı görülüyor ve anne araçların geçtiği yola çıkmak zorunda kalıyor.
Kaldırıma çıkmayı başardığında bu sefer esnafın masa sandalyesi ve park etmiş scooter, motosiklet engelleriyle karşılaşıyor.
Kaldırımlar delik deşik, rampa yok vs.
Bu videoyu izlerken geçmişe döndüm.
Üç çocuk büyüten bir baba olarak yıllarca bebek arabası kullandım ve aynı sorunları yaşadım.
Geçen süre zarfında hiçbir şeyin değişmediğine şahit oldum. Eskiden belediyeler çalışıyor gibi gözükmek için sağlam kaldırımları söküp yeniden yaparlardı şimdi kaldırımlar bile onarılmıyor. Sosyal medya belediyeciliği ve yardım kampanyalarıyla şov yapıyorlar. Oysa yurtdışına çıktığınızda geniş kaldırım ve meydanlarda yürümek bile insana mutluluk veriyor!
***
TEMİZ HAVA ÖMRÜ UZATIR
İsrail’de yapılan yeni bir çalışma yaşlanmayı yavaşlatmayı başardı.
Euronews’ün haberine göre çalışmada 64 yaş ve üzeri 35 sağlıklı yetişkin, üç ay boyunca günlük 60 seans oksijen terapisi aldı. Tedavi öncesi, denemenin birinci ve ikinci ayları ile deneme bitiminden iki hafta sonra katılımcıların kan örneklerini toplandı.
Katılımcıların yaşam tarzı, diyet veya ilaç kullanımlarında hiçbir değişiklik olmamasına rağmen, kan testleri telomer uzunluğunda anlamlı artış ve senescent hücre sayısında azalma gösterdi.
Hastaları basınçlı oksijen odalarına koymak yeni bir yöntem değil.
Hiperbarik oksijen terapisi (HBOT) dalgıçlara uygulanıyor. Öte yandan bu son çalışma, basınçlı ortamda vücut dokularının oksijenle doymasının yaşlanmayı tersine çevirebileceğini gösteren ilk çalışma olarak niteleniyor.
Olayın sırrı şurada; yaşlanmayla birlikte hücreler bölünmeye devam ettikçe, kromozomların uçlarında yer alan DNA dizileri, yani telomerler, giderek kısalır.
Telomerler çok kısa hale geldiğinde, hücre artık bölünemez, ölür ve yaşlanma ilerler.
Şimdi oksijen desteğinin telomerlerlerin kısalmasını yani hücrelerin ölmesini önlediği ortaya çıktı. HBOT yönteminin ve bu alanda ilaçların geliştirilmesi için daha zamana ihtiyaç var ama bu son çalışma oksijen oranı yüksek temiz havanın ömrü uzattığını gösteriyor.
Geçtiğimiz yıl yapılan yeni bir araştırmaya göre de hava kirliliği bağlantılı hastalıklar insan ömrünü ortalama 2,3 yıl kısaltıyor.
Bu oran dünya ortalaması!
Yoğun hava kirliğine maruz kalmak yaşam süresini daha da kısaltıyor!
Çok dikkate alınmıyor ama hava kirliliğinin insan ömrünü kısaltmadaki etkisi, alkol kullanımından üç kat, ulaşım yaralanmalarından beş kat, HIV/AIDS hastalığından ise yedi kat daha fazla.
Eğer daha sağlıklı uzun bir ömür yaşama olasılığınızı artırmak istiyorsanız havası temiz yerlerde yaşayın.
Ev satın alırken ya da kiralarken hava kirliği oranına dikkate alın.
***
Altyazı
“Aşkın kâr zarar defteri yok, alacağın varsa yüreğine yazacaksın.” (Yeditepe İstanbul)