GÜNDEMMANŞETLER

Milletin azmi ve imanıyla gelen zafer! Ölüme götüren adanmışlık

Türk ordusunun 26 Ağustos 1922’de başlayan ve 30 Ağustos’ta büyük bir zaferle taçlandırdığı Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, tarihe altın harflerle yazılan en büyük kahramanlık destanlarından oldu. Destanın yazıldığı süreçte yaşanan ‘Kırık Kağnı’, ‘Sözünü biraz geç tutan’ kahraman albayın hikayesi ve 26 Ağustos sabahı ‘Şafak sökerken’ verilen emir bir milletin kaderini değiştirdi. Ecdadın kutlu kanlarıyla yazılan büyük zafer öncesinde, taarruz planlarını gizlemek için verilen ‘çay partisi’ ilanları ve birçok stratejik hareket, savaşın kazanılmasına kritik önem taşıdı.

Emperyalizme karşı atılan en büyük tokat olan ve mazlum milletlere de umut olan 30 Ağustos Zaferine giden süreç ve öncesinde yaşananlar, destanın kolay yazılmadığını gözler önüne seriyor. Milli hafızayı diri tutmak adına o süreçte yaşananlara bir göz atalım.

Milletin azmi ve imanıyla gelen zafer! Ölüme götüren adanmışlık

TAARRUZ PLANI: ÇAY PARTİSİ

Büyük zaferden günler önce, gazetelerde ‘Çay ziyafeti’ başlıklı bir ilan yayımlandı. Gazetelerin 20 Ağustos 1922 tarihli nüshasında yayımlanan ilanda, Mustafa Kemal’in, köşke bir çay ziyafeti vereceği söyleniyordu. Oysa bu sadece gerçek niyeti kamufle etmeye yarayan bir plandan ibaretti. Herkes, Gazi Mustafa Kemal’i çay ziyafeti için Ankara’da zannederken, o Büyük Taarruzu yönetmek için Ankara’dan gizlilik içinde ayrılmıştı.

KOCATEPE’DE ŞAFAK SÖKERKEN

Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe’de yerini aldı. Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe’yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi’nden düşmanı uzaklaştırdı.

Milletin azmi ve imanıyla gelen zafer! Ölüme götüren adanmışlık

ADIM ADIM ZAFERE

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasındaki 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5’inci Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2’nci Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü. Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8’inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.

AKŞEHİR’DE TAARRUZ PLANLARINI GİZLEYEN MAÇ

Büyük Taarruz öncesi düşman istihbaratlarını yanıltmak için Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı ile oynanan futbol maçı da sürecin kırılma noktalarından. 28 Temmuz 1922’de Konya Akşehir’de komutanları bir araya getirmek ve Büyük Taarruz kararını almak için düzenlenen toplantıda, savaşın taktik ve stratejileri ele alındı. Akşehir’de ordu arasında düzenlenen futbol maçı basına bildirildi ve komutanlar da bu organizasyon için bir araya geldi. Tribünün birinci sırası paşalar için ayrılırken ikinci sırada kurmaylar, kolordu komutanları, ordu ve üst subaylar oturuyordu.

28 ve 29 Ağustos’ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5’inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos’ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

Milletin azmi ve imanıyla gelen zafer! Ölüme götüren adanmışlık

VE BİR KIRIK KAĞNI

26 Ağustos’ta başlayan Meydan Muharebesi’nde Dumlupınar’da Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etmesiyle zafere ulaşıldı. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı. 31 Ağustos’ta Zafertepe Çalköy’de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir’e girme görüşünde birleşti.

ÖLÜME GÖTÜREN ADANMIŞLIK

Zafer, vatan için can vermeyi cana minnet sayan nice kahramanların öncülüğünde kazanıldı. 57’nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey’in, 27 Ağustos’ta Çiğiltepe’nin alınmasının yarım saat gecikmesi üzerine, görevini yerine getirememenin üzüntüsü sonucu canına kıydı. Son mektubunda, Mustafa Kemal’e ithafen, “Yarım saat zarfında o mevkiyi almaya size söz verdiğim halde, sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam.” notu bıraktı. Çiğiltepe, Albay Reşat Bey’in ölümünün 15 dakika sonrasında düşman askerlerinden kurtarıldı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu