BEŞİKTAŞFENERBAHÇEGALATASARAYGÜNDEMSPORTRABZONSPOR

Suriye böyle kalır mı?

Kendi kendime söyleniyorum…
“Her gün böyle haberler…
Sıktı ama…” diye homurdanıyorum; “Nereye kadar böyle sürecek?”
Umutların iki ay bile yaşamakta zorlandığı bir bölgeden gelen haberler nihayetinde…
Olup bitene hem bir Türk hem de geleceği az çok bilip hisseden bir gazeteci olarak bakıyorsanız, gerçekten tadınız kaçıyor.

***

Haberler akıp duruyor…
“İsrail helikopterleri Şam kırsalındaki El-Kisve kışlasına indirme yaptı…”
“Suriye ordusu Şam’ın güneyinde saldırıya uğradı… Kayıpların çok sayıda olduğu bildiriliyor.” “İsrail, aralıksız olarak güney Suriye’ye askeri ekipman taşıyor.”
Tamam, anladık da bunun sonu ne olacak?
Hep böyle mi sürecek?
Bu mümkün mü?

***

Bunları bir TV yöneticisi dostumla konuşuyorken hatırlatıyor: “Abi düşünsene, şimdi ‘Şam kırsalı’ deyip geçiyoruz ama adamlar geçen ay Genelkurmay Başkanlığı binasını vurdular. Orası da mı kırsal?”
Haklı.
Olayın üzerinde hâlâ doğru düzgün duramadık…
Gerçek şu ki…
Siyonizm sadece Gazze’yi barbarca boşaltmakla kalacak sanıyorsanız, yanılıyorsunuz…
Dürziler, Golan, şu bu…
Bunlar Büyük İsrail Projesi‘nin birer bahanesi…

***

Olanlara kızıp öfkelenmek sonuna kadar hakkımız…
Lakin bir yandan da düşünelim, sorgulayalım.
Bu gidiş nereye?
ABD’nin biz dâhil daha geniş bir bölgeye gönderdiği (hani birkaç ay önce bazı arkadaşlarımızın allayıp pulladığı) sömürge valisi ile Netanyahu aslında el ele mi çalışıyorlar?
Bizim medya Tom Barrack‘ı hakkıyla mercek altına aldı mı? Adam Osmanlı’yı övdü diye eridik gittik ama sonrası fena…
Düşünebiliyor musunuz?
Türkiye, Suriye’nin bütünlüğünü savunan tek bölge gücü şu anda…
Arap ülkeleri mi?
Onlar kendi hâlleri ve yerlerinden şüphedeler zaten…

***

Birden…
Ağustos başında Birleşik Krallık Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell‘ın Şam ziyareti sonrası söyledikleri aklıma geliyor…
Gazze‘nin arkasından tabir caizse “büyük bir cismin yaklaştığına” dair tedirginliklerini dile getirmişti Powell, hatırlıyor musunuz?

***

NOT DEFTERİ
“Hiç değişmemişsiniz” dedim. Saçlarının rengini, yüzünün kırışıklığını söylüyorum sandı. “Adam olamamışsınız” demek istedim oysa… (KEMAL TAHİR / Yol Ayrımı)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu